"Yazı, insanların düş gücünü harekete geçirip, en masum hareketlere olmadık anlamlar yüklemesine sebep oluyordu. Gazetelerin ve polisin elindeki en korkunç, en yıkıcı güç de buydu. Ama sonra 'edebiyatın gücü de burdan geliyor.' diye düşündüm. Tolstoy da kitap yazdı, Adolf Hitler de. Sorun yazıda değil, kimin ne amaçla yazdığında."
" Vaka incelemelerinin her biri, keşfedilecek birer maden gibidir. Fakat kazı çalışmanız sırasında bu çalışmaları kendinizce şekillendirmeniz ve değiştirmeniz kaçınılmazdır. Bu çalışmalar, Heraklit'in sözünü ettiği, içinde yıkanabileceğiniz akan su gibidir. Fakat aynı şeyi iki kez yapamazsınız. Bunun sebebi de vaka geçmişinin değişecek olması değil, ikincil bir okuma esnasında 'sizin' değişmiş olacağınızdır."