Zihnim, karmakarışık ve birbirleriyle çelişen fikirlerin kıyametiyle aralıksız zonkluyor. Kafamda sürekli bir meydan savaşı var. Birlikler devriliyor, saflar biçiliyor. Her ses “Ölüm' diye, bunların hepsini bastıran ses 'Hadisene...” diye fısıldıyor bana... “Hadisene yüreksiz!” Belki delirmek budur. Sanki duvarlar birbirine yaklaşıyor, ciğerlerimi sıkıştırıyor. Tavanla döşeme o kadar yaklaştı ki ayakta duramayacağımdan korkuyorum. Soluğum kesiliyor. Artık ölümden değil, yaşamdan ve kendimden nefret ediyorum.