Ufacık bir toprak davası için halkın içinden on beş kişi seçmeyi akıl ediyoruz, sonra en ehemmiyetli davamızı tutup bilgisizliğin , adaletsizliğin ve kararsızlığın anası olan halkın oyuna bırakıyoruz. Akıllı bir insanın, hayatını düşüncesiz bir sürünün oyuna bırakması akıl kârı mıdır?
Bre zavallı insan, az mı derdin var ki kendine yeni dertler uyduruyorsun. Az mı kötü haldesin ki bir de kendi kendini kötülemeye özeniyorsun. Ne diye yeni çirkinlikler yaratmaya çalışıyorsun? İçinde ve dışında zaten o kadar çirkinlik var ki! O kadar rahat mısın ki rahatının yarısı sana batıyor?
Kendini göstermek ve iş görmek için büyük fırsatlarra ihtiyaç yoktur; hangi mevkide olursa olsun,perde arkasında da perde önünde de insan kendini gösterir. Bizim işimiz kitap doldurmak değil ahlakımızı yapmaktır; savaşmak memleket kazanmak değil, yasayışımıza dirlik düzenlik getirmektir. En dürüst en gerekli eserimiz doğru dürüst yaşamaktır.Geri kalan her şey, başa geçmek, para kazanmak, binalar kurmak nihayet ufak tefek eklentiler, yollardır.
Büyüyünce doktor olmak isteyen çocuklar büyüyünce cellat oldular. Mirasları için anne babalarını, kalpleri için sevgililerini, ilkeleri için kendilerini öldürdüler.