Medenî bir toplum, hukuk kurallarına göre yönetilen bir toplumdur çünkü insanların sorunlarını savaş yaparak değil; akıl, müzakere ve uzlaşma yoluyla çözmeleri ancak hukukî ilkeler sayesinde mümkündür.
İnsanlar elbette belli bir zaman ve mekânda yaşarlar ve ortaya çıkardıkları eserler, içinde yaşadıkları şartla- rın sunduğu imkânlarla yakından irtibatlıdır. Fakat toplumların bu şartla- ra nasıl yaklaştığı, onlarla nasıl bir ilişki kurduğu ve nasıl bir dönüşüm gerçekleştirdiği, basit bir determinizmle izah edilemez. İnsan olmanın temel vasfı, bu şartların üzerine çıkabilme iradesini göstermektir.