Size bu mektupları yazmaya başlayınca kendi sesime kavuştum. Sonra bana yanıt veren bir ses duydum. Bir şarkının farklı tınlayışında, bir filmin hikayesinde, kaldırımdaki çatlakta açan bir çiçekte buldum yanıtı. Bir pervanenin kanat çırpışında, dolunaya dönen ayda.. Yeryüzünde bu mektupları gönderebileceğim bir adres yok. Öldüğünüzü biliyorum ama dizi duyuyorum. Hepinizi duyuyorum. Buradaydık, bunun bir anlamı var, diyorsunuz.
"İnsanları kurtarmak konusunda söylediklerim yanlıştı. Bunun mümkün olduğunu düşünürsün çünkü biri gelip seni kurtarsın ya da birini kurtarmayı çok istiyorsundur. Ama kimse kimseyi kurtaramaz, bunu hiç kimse gerçekten yapamaz, çünkü seni senden kurtarmak mümkün değildir."