Hiç ama hiçbir zaman, binlerce, on binlerce insan arasında dalgalandığım, dört bir yandan sıcaklıkla ve sözlerle dolduğum, ama yine de bu doluluğun akışına kapalı olduğum şu ankinden daha fazla paylaşıma, bir insana ihtiyaç duymamıştım. Denizde susuzluk çeken biri gibiydim…
Elbette ki daha iyi bir insan olduğumu iddia etmeye cüretim yok. Ama ben yalnızca daha mutlu biri olduğumu biliyorum, çünkü o hissiz hayatım için yeni bir anlam buldum, bu öyle bir anlam ki, yaşam sözcüğünün kendisinden başka bunu açıklayacak bir söz bulamıyorum.
Bunların hiçbirini arkadaşlarıma anlatmadım; içimde bir zamanlar nelerin çoktan ölmüş olduğunu asla bilemediler, şu anda ise nasıl çiçekler açtığımı da asla bilemeyecekler.
Hâlâ anlayamadığım şey, insanın tehlikesini bilerek suçu işledikten sonra itiraf etme cesaretini bulamayışıdır. İtirafı engelleyen bu basit korkuyu her türlü suçtan daha zavallıca buluyorum.