Insanların çok defa saadetten yoksun kalmaları onun hangi tabii kanunlar üzerine kurulduğunu bilememelerinden ötürüdür. Olabildiği kadar felaketten uzak kalmak saadetin açık seçik bir yorumu sayılabilir. Aslında saadet o kadar büyük ve o kadar küçük bir şeydir ki buna sahip bazı kimseler kendilerinde bunun varlığından haberdar bile değildirler. Onu kendine has olanlara zıt şekillerde zihinlerinde canlandırıp aramakla ona zarar verip dururlar.
Kuvvetli olan haklı oluyor. O derecedeki acizlere, zayıflara hakkı en kuvvetli olan dağıtıyor. Kuvvetlinin görüşü hak oluyor.
BİR ZAYIF KUVVETLİNİN GÖRÜŞÜNÜ HAK OLARAK KABUL ETMEK MECBURİYETİNDE BULUNDUKÇA HÜRRİYET, ADALET YERLEŞMİŞ OLAMAZ. O kuvveti imkan derecesinde herkese dağıtmanın yolunu bulmalıdır.
Babam sık sık disiplini yaşamanın özgürlüğü azaltan değil çoğaltan bir şey olduğunu söylerdi disiplinin hayatı düzenleyen serbest zamanı arttıran başkalarına engel olmadan serbestçe yaşamanın yolunu açan bir şey olduğunu anlatırdı
Bu ülkenin kardeşim bildiğim ruh ikizimi bir canavara dönüştürmeyi başarıp onu babamın katili yapması kendi ülkem için hiçbir değerim olmadığını gösteriyordu.
Yapabildiğim tek şey başımı önüme eğip koşmak ve çıkış yolunu bulmaya çalışmaktı. Tek bir hedefim vardı :düşünmemek ve bu şekilde 2008 Pekin Olimpiyatları'na katılmaya hak kazanmak.