...Surete duyulan aşk, bilgi aşkı değildir, ey hayvan sıfatlı! O aşk, şehvet oyunundan ibarettir.
Her suretin noksan bir tarafı vardır, âşık kişide de aşka katlanabilen güç olmalı.
Yitip gitmeyecek yüze âşık olup da o yüzle kendinden geçmemek küfürdür.
Balgam ve kandan meydana gelmiş surete zeval bulmaz ay demişsin!
Eğer yüzündeki balgam ve kan eksilirse âlemde ondan daha çirkin bir şey bulunmaz.
Güzelliği kan ve balgamla olanın sonradan o güzelliği ne olur bilirsin!
Ey ayıp[ları] arayıp duran sen! Ne zamana dek suret etrafında dolaşıp duracaksın, gerçek güzellik gaiptedir, onu gaipte ara...
(Ahlât-ı erbâa denilen (kan, balgam, kara safra ve sarı safra) dört sıvı ve onlara nispet edilen sıcaklık, soğukluk, kuruluk ve yaşlık şeklindeki nitelikler, eski çağlardan günümüze kadar sağlıkla ilgili olup özellikle mizaç teorileriyle, aşk, sevda, delilik hali gibi insan halleriyle ilişkilendirilmişlerdir.)