"Dadaizm ve sürrealizm, kitleye sırtını çeviren sanatın yüzde yüz iflasını bir fizik kanunu katiyetiyle ispat etmekte... Artk sanat için sanat' tekerlemesi, ya hazin bir gafletin ifadesidir yahut da bir ricatın. ilhâm perilerinin iltifati hiç kimseye kavgadan kaçmak imtiyazını vermez. Fildiși kule, ikinci harp sonu dünyasının dâvâsız sanat meczuplarını barındıran bir miskinler tekkesidir.. Vatandaşları günün çetin kavgalarında yer alirken yıldızlara serenat besteleyen bedbahtın adı: savaş kaçagidir.. Fikir ve Sanat adamının yeri: fikir ve sanat kavgasının ateş hattıdır.. Her sanatkâr agora ya inmek, hayirla şerrin savaşında ister istemez yer almak mecburiyetindedir. Fildişi kuleye kapananlar şerrin zaferini (bilerek veya bilmeyerek) kolaylaştırmış olurlar.
Kitlelerin yükselmesi, insanlaşması, ışığa kavuşması için sanat: işte çağımızın şiarı. " (Yirminci Asır, "Fildişi Kule Efsanesi" , 1.11.1947)