-İnsanın huzuru ve memnuniyeti dışarıda değil, içindedir.
- Nasıl yani?
-Sıradan bir insan iyiyi ya da kötüyü dışarıdan , yani bin atlı arabadan ya da bir çalışma odasından bekler. Düşünen bir insan ise kendinde bulur.
-Beni neden burda tutuyorsunuz?
-Hasta olduğunuz için.
-Evet hastayım. Ancak siz de biliyorsunuz ki onlarca, hatta yüzlerce deli özgürce dışarda dolaşıyor, çünkü cehaletiniz yüzünden onları sağlıklı olanlardan ayırt edemiyorsunuz.
Fakirin ağlayışı kalpten bir örtünün kaldırılması demektir. Bu da onun yaptığı bir iş değil, Rabbin işidir. Nitekim yalnız onun istediği kimseler gözyaşı döker.
Bugüne kadar öğrendiklerimizin hiçbiri bize bu dünyada kendi benliğimizle barışkın olarak nasıl yaşanacağını, insanlar ve çevreleriyle uyumu nasıl sağlayacağımızı öğretmiş değildir.