Bomboş, derin bir kuyuya atılmış bir tutsak gibi, nerdeyim, beni ne bekliyor bilmiyorum. Fakat bir tek şey var bildiğim, çok iyi bildiğim; Maddi güçlerin yaratıcısı şeytanla amansız, acımasız kavgada, zafer mutlaka benim olacak ve sonuçta da madde ile ruh eşsiz bir uyumla birleşip kaynaşacak, dünyevi iradenin egemenliği başlayacak.
"Çağımızda talim ve ders verme usulü bilmeyen birçok muallim ve müderris gördük. Bunlar derse daha yeni başlamış talebeleri kapalı ve güç anlaşılır meselelerle karşı karşıya getiriyor, sonra talebelerin bu meseleleri zihinlerinde tutmalarını istiyor, bunun talebeler için doğru alıştırma şekli olduğunu sanıyor, bunun ezberlenmesiyle mükellef tutuyor. Sonunda verilmesi gereken bilgileri başlangıçta vererek zihinleri altüst ediyorlar. Halbuki ilimde tedricilik ve basitten mürekkebe gitmek esastır. Buna riayet edilmezse, talebe ezberden ve anlamaktan aciz kalır, zihnen derse alınamaz, ilmin zor olduğuna kanaat getirir o yüzden tembelleşir, kendini derse veremez, derslerini terk eder, ümitsizliğe düşer, hayal kırıklığına uğrar. Bu kanaat kendisine hakim oldu mu bir daha ilim tahsil edemez."