Dış dünyayı değil, karakterini yönet. Epiktetos
Küresel Güç Siyasetinde "Kasıtlı Çözümsüzlük" ve Güvenlik Paradoksu: Böl-Yönet Mirasından Bölgesel Kırılmalara Uluslararası siyasetin tarihsel akışı incelendiğinde, coğrafi sınırların ve egemenlik alanlarının belirlenmesinde küresel güçlerin bıraktığı yapısal mirasın, bugünkü jeopolitik krizlerin temel yakıtı olduğu görülmektedir. Emperyalist vizyonun bir sonucu olan ve siyaset biliminde emperyal miras olarak tanımlanan bu durum, sömürgeci güçlerin bir bölgeden fiziki olarak çekilirken arkalarında kalıcı barış hatları yerine pimi çekilmiş el bombalarını andıran kronik sorunlar bırakması esasına dayanır. Kasıtlı çözümsüzlük olarak nitelendirilebilecek bu strateji; egemenlik çatışmalarını körüklemek, yeni kurulan yapıları eski hamilerine bağımlı kılmak ve bölgesel bir süper gücün doğuşunu engellemek amacıyla yüzyıllardır sistematik bir biçimde uygulanmaktadır. Fiziksel varlığını sonlandıran sömürgeci irade, ardında bıraktığı istikrarsızlık alanları sayesinde bölgenin geleceğine ipotek koymaya devam etmekte, krizlerin kendisini sistemin devamlılığını sağlayan birer yakıta dönüştürmektedir. Bu sistematik mirasın en somut ve kanayan örnekleri, Güney Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada bugün bile sıcak çatışma potansiyelini korumaktadır. İngiltere’nin bin dokuz yüz kırk yedi yılında Hindistan alt kıtasından çekilirken apar topar çizdiği sınırlar, nüfusunun büyük çoğunluğu Müslüman olan ancak yöneticisi Hindu olan Keşmir bölgesini tam bir belirsizliğe mahkûm etmiştir. İngiliz sömürge aklının arkasında net bir hukuki statü bırakmadan çekilmesi, iki komşu ülkeyi nükleer silahların gölgesinde üç büyük savaşa sürüklemiş ve Keşmir’i kalıcı bir istikrarsızlık merkezine dönüştürmüştür. Benzer bir sınır mühendisliği, bin sekiz yüz doksan üç yılında çizilen
Tarih
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kleopatra
bugün buraya kalbimi bıraktığım, araştırırken "yuh bu kadar da olur mu" deyip hayran kaldığım o kraliçeyi ve onun gizemli ülkesini anlatmaya geldim: Kleopatra ve Mısır piramitleri popüler kültür bize Kleopatra'yı hep filmlerde falan sadece güzelliğiyle erkekleri parmağında oynatan biri gibi gösteriyor ... hepsi yalan! bu kadın aslında tam bir dahi, inanılmaz bir vizyoner ve tam bir İKOONN. üstelik içinde yaşadığı o gizemli Mısır dünyası ve piramitlerle ilgili öyle tatlı detaylar var kii öncelikle en büyük şoktan başlıyorum: bu kızımız aslında Mısırlı bile değil ? soyu Makedon Yunanistanı'na, yani Büyük İskender'in generali Ptolemaios'a dayanıyor. ama işin en saygı duyulası kısmı ailesindeki herkes Mısır halkını küçümseyip sadece Yunanca konuşurken, Kleopatra oturup sıfırdan Mısırca öğreniyor! sırf halkıyla gerçekten bağ kurabilmek, onların dilinden konuşabilmek için. bu bile onun ne kadar samimi ve halkına değer veren bir lider olduğunu gösteriyor hazır Mısır demişken piramitlere geçmezsek olmaz şimdi zaman algınızı tamamen altüst edecek o meşhur bilgiyi veriyorum: Kleopatra, kronolojik olarak Gize Piramitleri'nin (yani o bildiğimiz kocaman Keops Piramidi'nin) yapılışından ziyade, aya ilk insanın ayak basışına yani 1969 yılına çok daha yakın yaşadı! evet, . piramitler o kadar eski ki, Kleopatra bile bizim şu an piramitlere baktığımız gibi uzaktan hayranlıkla bakıyor, onların gizemini çözmeye çalışıyordu. yani piramitler onun için bile çoktan "antik tarih" olmuştu, inanılmaz bir detay ✨ peki bu piramitler nasıl yapıldı dersek: hani filmlerde hep köleleri kırbaçlayarak zorla çalıştırıyorlar ya, o da yanlış! piramitleri inşa edenler aslında ülkenin dört bir yanından gelen, maaşları ödenen, hatta öldüklerinde piramitlerin yakınına gömülme şerefine erişen saygın
‘Seçimleri kazansanız bile silahlarımızla sizi ezeriz’
Jack London’ın ‘Demir Ökçe’ romanında Wickson şöyle haykırır: “Seçimleri kazansanız bile o meclis binalarını başınıza yıkarız. Ordumuzla, polisimizle, silahlarımızla sizi ezeriz. Bizim elimizde GÜÇ var ve bu gücü asla bırakmayacağız!” 1916 yılında hayatını kaybettiğinde henüz 40 yaşında olan Jack London, kısacık ömrüne dünya edebiyatının başyapıtları arasında anılacak sayısız eser sığdırmıştı. Örneğin 1908 yılında kaleme aldığı Demir Ökçe… Dünya edebiyatının ilk distopya örneği olarak kabul edilen bu eser, doğa ve macera romanlarıyla tanınan Jack London’ın sosyalist dünya görüşünü de en yetkin şekilde yansıtan çalışmasıdır. Romanın kurgusu, 27. yüzyılda yaşayan bir tarihçinin, Sosyalist İşçi Önderi Ernest Everhard’ın 1910-1932 yılları arasındaki mücadelesini anlatan günlükleri bulması üzerine kuruludur. Ernest’ın eşi Avis tarafından tutulan bu günlükler ve Tarihçi Anthony Meredith’in dipnotları aracılığıyla London, ideal bir sosyalist liderde bulunması gereken özellikleri tanımlar. Devlet mekanizmasını elinde tutan tröstlerin, işçi sınıfını “böl ve yönet” taktikleriyle parçalaması ve devrimci kalkışmaları ordu gücüyle vahşice bastırması, çarpıcı bir yeraltı direnişi hikayesiyle işlenir. Eser, insanlığın yüzyıllar sürecek karanlık bir döneme girişini betimlerken, aynı zamanda gelecekte kurulacak adil bir sosyalist dünya düzeninin de habercisi niteliğindedir. Eşi Nadejda Krupskaya’nın aktardığına göre Lenin, Demir Ökçe’yi okuduktan sonra kitaba hayran kalmış ve romandaki tekelci kapitalizm (tröst) analizlerini son derece isabetli bulmuştur. Lenin, London’ın burjuva demokrasisi ile parlamenter sistemin birer aldatmaca olduğunu erkenden gördüğünü belirtir. Ona göre bu eser; egemen sınıfın gücü tehlikeye girdiğinde bizzat kendi koyduğu yasaları çiğneyerek her türlü
Makale|Yazı
Eğer bir Gmail hesabınız varsa bunu en kısa sürede okumanız gerekiyor Google'ın yapay zekası artık e-postalarınızı ve ekli dosyalarınızı, banka dekontlarınızı, vergi dosyalarınızı, tıbbi mektuplarınızı, her şeyi tarıyor. Varsayılan olarak etkinleştirilmiş durumda ve bu konuda toplu bir dava açılmış. İşte bunu devre dışı bırakmak için 5 adım, anahtar iki yerde gizli: Google, 2025 sonlarında birçok kullanıcı için Gmail, Chat ve Meet'te Yapay Zeka özelliklerini otomatik olarak etkinleştirdi. Bu özellikler, e-postalarınızı, mesajlarınızı ve ekli dosyalarınızı okuyarak özetler ve öneriler oluşturabilir. Google, e-postalarınızın Gemini'yi eğitmediğini söylüyor, ancak bazı kullanıcılar bu Yapay Zeka özelliklerinin etkinleştirilmesine asla net bir şekilde onay vermediklerini belirtiyor. Bunlar devre dışı bırakılmadıkça, Yapay Zeka hâlâ gelen kutunuzu analiz ederek bu işlevleri sağlayabilir. 1. Ana anahtar Bu, Google'un size gösterdiği ana ayardır, ancak tek seçenek bu değil. Gmail (Masaüstü): Ayarlar → Tüm ayarları görüntüle → Akıllı özellikler ve kişiselleştirme → "Gmail, Sohbet ve Meet'te akıllı özellikleri etkinleştir" seçeneğinin işaretini kaldırın → Değişiklikleri kaydet. 2. Gizli Anahtar İlk ayarı kapatmak yeterli değil. Çoğu kişi burada duruyor. Aynı ayarlar sayfasında: Google Workspace Akıllı Özellikler → Workspace Akıllı Özellikler ayarlarını yönet → Her iki kutucuğun işaretini kaldırın → Kaydet. Her iki ayarın da kapatılması gerekiyor. 3. Telefonunuz Ayarlar her zaman cihazlar arasında senkronize olmayabilir, bu yüzden Gmail uygulamasını ayrıca kontrol edin.
Alıntı
"Kabullenişin Hafifliği"
Filozof Epiktetos der ki: "Mutluluğa giden tek bir yol vardır; o da irademizin dışındaki şeyler için kaygılanmayı bırakmaktır." Hayatta iki şey vardır: Değiştirebileceklerimiz ve asla müdahale edemeyeceklerimiz. İnsanların karakterleri, geçmişte uğradığın haksızlıklar veya başkalarının sinsi niyetleri senin kontrolünde değil. Bunları değiştirmek için enerjini tüketmek yerine, sadece kendi duruşunu ve kendi tepkilerini yönet.