Tanpınar’a bunu neden yaptın Murat’cım :)))
7/10
·376 syf.·
2026 69. kitabı
Evet Murat’cığım, şimdi sana ne demeliyim bilemedim :))) Sen git edebiyatın duayeni Ahmet Hamdi Tanpınar’ı şekilden şekile sok, adama bin türlü eziyet çektir, sonra da gelip benden alkış bekle! Adam bugün yaşasaydı sana ne derdi, doğrusu çok merak ediyorum. Bu arada kitabını okurken Ahmet Hamdi Tanpınar’ın bütün fotoğraflarını inceledim. Dediğin gibi bayağı yakışıklı adammış. Sen o naif ruhlu, zarif parmaklı, zehir gibi çalışan zihne sahip adamı nelere bulaştırdın böyle? Adamı al, hiç olmayacak bir aşk üçgeninin içine sok; kafasını karıştır. Yetmezmiş gibi katil yap, hapse attır. “Bu da az oldu” deyip ölen Bahtiyar’ın ruhunu musallat et. Bitti mi? Yoo, kesinlikle bitmedi! Bu kadarla yetinmeyip eğitim seviyesi tavan yapmış dört asker komando ile boks dövüşüne çıkar. Adamın parmakları yazmak için yaratılmış be adam! :))) Senin nasıl bir hayal dünyan var böyle? Her neyse, bu benim seninle tanışma kitabımdı Murat’cığım. Ama mümkünse bir daha bir araya gelmeyelim lütfen. Hadi ben kaçar. Sevgiler :)
Tanpınar'a Huzur YokMurat Menteş · Everest Yayınları · 2026729 okunma
okuyucuya trip atan katil+deus ex machina hürmetine dönen kurgu
1/10
·480 syf.··
2026 2. kitabı
·
137 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 20:43
Merhabalar, ben Sülde. Oyuncak Müzesi yazardan okuduğum ilk kitap dolayısıyla bu kitap, yazarla tanıştığım kitap oldu. Keşke olmasaydı. İncelemelerim SPOILER a.k.a SÜRPRİZ BOZAN içerir daima. Bunu bilerek lütfen bu incelemeyi okuyun. Kitap Yerme Geceleri formatında kitabı toplam 3 saat boyunca eleştirdiğim podcast'e ulaşmak için linke tıklayınız; Birinci Kısım: youtu.be/AjVkDd1RzkA İkinci Kısım: youtu.be/YnsXE_ZNtL8 Kanal adım: benSülde Başka kitapların yerme videoları da mevcut! 1) Deus Ex Machina Deus Ex Machina nedir? Karakterlerin bir olaydan tanrısal bir müdahale ile kurtulmasıdır kısacası. Ededbiyat ve sinema sektörünce 'zayıf yazarlık' eleştirisi yapılırken kullanılır. Bu kitap da buram buram Deus Ex Machina kokuyor. Ne hikmetse katilimiz için şans daima yaver gidiyor. Birisini mi öldürecek? Kameralar yok ya da çalışmıyor, oradan kimse geçmiyor, polis soruşturmuyor, DNA örneği alınmıyor. Yahu çok komiktir, bir noktada Nate-Rose Cierra ikizlerinin evine gidiyor parti için ve orada üç kişiyi öldürecek. Üst kata çıkıyor ve banyodaki dolaptan insanların sindirim sisteminden kanına 5-10 dakikada karışabilecek bir kimyasal (yazar o kadar tembel bir yazarlık örneği sergilemiş ki bize ne olduğunu bile söylemiyor) bulup shot bardaklarına atıyor. Yani sen ilk defa gittiğin bir evde orada ilaç bulacağını nereden bildin, öyle bir kimyasal olmasaydı o insanları nasıl öldürecektin? Yok, hiçbir cevap yok. Çünkü Deus Ex Machina!!! 2) Çehov'un Silahı Çehov der ki eğer bir oyunun ilk perdesinde duvarda bir silah asılıysa oyunun ikinci perdesinde o silah patlamalı. Meali: sen bir karakter, olay ya da özellikten bahsediyorsan bunun kurguda işlenmesi ya da yararlı olması gerekir. O zaman Oyuncak Katili'nin Lexa'nın evine girip çıkıyor olmasının olayı
Oyuncak MüzesiEmre Gül · Guardian Yayınları · 20241,740 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·96 syf.··
2026 6. kitabı
#Tolstoy #İnsanNeyleYaşar #İşBankasıYayınları “Tanrıyı seviyorum deyip de kardeşinden nefret eden yalancıdır çünkü gördüğü kardeşini sevmeyen görmediği tanrıyı sevemez..” “Sahi sen ne için varsın” ________________________________ Merhaba arkadaşlarım 🪽 Bugün sizi sadece Rus edebiyatının değil, insanlık tarihinin en güçlü , en büyük miras kalemlerinden birine davet etmek istiyorum. Tolstoy’un, zamanın tozlu raflarına inat, günümüzde dahi büyük ses getirmiş, yankı uyandırmış o dev esere : “İNSAN NEYLE YAŞAR ?” Tolstoy'un bu soruya 6 kısa öykü ile verdiği cevap ise halen daha tazeliğini ve geçerliliğini koruyorken; Bazen bir sorunun ağırlığı, binlerce cevabın toplamından daha büyük oluyor.. Tolstoy, yaklaşık 150 yıl öncesinden bugüne bakarken aslında gözlerimizin ta içine odaklanıyor.. Sayfaları çevirirken !! Elimizde telefonlar, zihnimizde gelecek kaygısı, cebimizde hırslarımızla bizlere şunu soruyor: “SAHİ, SEN NE İÇİN VARSIN?” Bu eser, içinde barındırdığı 6 kısa öykü ile bizlere, hiç bilmediğimiz mesajlar mı veriyor.. Yoo !! Tam aksine, bildiğimiz ama yaşarken unuttuğumuz, kalbimizin ücra köşelerine ittiğimiz, körelttiğimiz, hatta ve hatta yok ettiğimiz o saf değerleri hatırlatıyor.. Sevgiden, merhametten , insanlıktan ,vicdandan , barıştan, kardeşlikten ,dayanışmadan, birlik beraberlikten, şükürden, kanaatten, insanı insan yapan hayatı güzelleştiren erdemlerden ve fazlasından bahsediyor bizlere..
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024234,2bin okunma
En Zayıftan En Tehlikeliye
7/10
·192 syf.··
2026 29. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 17:31
Solo Leveling 2 ile birlikte Sung Jin-Woo gücüne güç katmaya devam ediyor. Görevlerini tamamladıkça yalnızca seviyesi değil, yetenekleri ve kabiliyetleri de gelişiyor. Karşılaştığı zorluklar karşısında asla pes etmemesi ve görevler sırasında mantıklı kararlar alması karakteri daha da sevdiriyor. Güçlenmesine rağmen dikkat çekmemeye çalışması hoşuma gitmişti ancak Kertenkeleler ile yaşanan olaylardan sonra artık gözlerden uzak kalması pek mümkün görünmüyor. Yeni gelen görevle birlikte karakterin dönüşümünün bu kadar hızlı ilerlemesi beni biraz şaşırttı. Yer yer bir oyun karakterinin seviye atlayışını ve görev tamamlayışını izliyormuşum hissi verdi. Yoo Jin-Ho ise bu ciltte sevdiğim karakterlerden biri oldu. Zengin olmasına rağmen şımarık biri olmaması, ölüm tehlikesi karşısında bile yanında olan insanı satmaması karakteri daha çok sevmemi sağladı. “Avcıysanız… avlanmaya da hazır olmanız gerektiğini söylüyorum.” Her ne kadar Jin-Woo’nun “katil modu” oldukça hızlı açılmış olsa da, bu cümleyi kurduğu sahne fazlasıyla havalıydı. Genel olarak ilk cilde göre daha hareketli, daha heyecanlı ve merak uyandıran bir devam kitabıydı.
1000Kitap
Solo Leveling, Vol. 2Chu Gong · Yen Press · 2021303 okunma
prove me wrong, we all believe caleism
10/10
·6730 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
okumamin uzerinden bir bucuk yil gecti ve okudugum zaman hayatimin pek de iyi bir doneminde degildim. kim dokja icin twsa, yoo jonghyuk ne ise benim icin de totcf, cale o oldu bir zamanlar gercekten hayat sebebimdi maalesef binge read yaptigim icin kitabin hatirladigim kadarindan daha cogunu unuttum ama bu cale'in ve ailesinin hala yasama sebebim oldugunu degistirmiyor. eger baslamak istiyorsaniz ama cok uzun oldugu veya cok yavas ilerledigi icin cekiniyorsaniz hic cekinmeyin kitabi okurken kullandiginiz her saniye on katiyla size geri geliyor
Trash of Count's FamilyYoo Ryeo Han · C-D Media · 201925 okunma
“Bugün annem öldü. Belki de dün, bilmiyorum.”
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2026 15:48
“Bugün annem öldü. Belki de dün, bilmiyorum.” Bu çarpıcı cümleyle başlayan roman, Meursault’nun dünyasına bir kapı aralıyor. O, herkese olduğu kadar kendisine de yabancı bir karakter. Hikâye yüzeyde basit: Meursault, sıradan bir olayın ardından bir Cezayirli Arap’ı öldürür ve yargılama sonucunda idama mahkûm edilir. Ama romanın asıl meselesi bu cinayet değil; Meursault’nun dünyayla kurduğu mesafedir. Annesinin ölümüne, aşka, dostluğa ve hatta kendi hayatına karşı sergilediği kayıtsızlık, neredeyse absürtlüğün sınırına ulaşır. O, hissetmeyen değil; hissetmeyi reddeden bir karakter gibidir. Yargılama sürecinde de bu durum açıkça görülür. Savcı, Meursault’yu işlediği suçtan çok, bu “tepkisizliği” nedeniyle yargılar. Mahkeme salonu, adeta bir cinayetin değil; bir insanın duygusuzluğunun sorgulandığı bir sahneye dönüşür. Marie ile olan ilişkisi ise bu yabancılaşmanın en çarpıcı örneklerinden biridir. Evlilik teklifine verdiği yanıtlar, sevgiye dair kayıtsızlığı ve duygulara mesafesi; onun dünyayla bağ kurma konusundaki eksikliğini gözler önüne serer. ''Akşam, Marie beni görmeye geldi, kendisiyle evlenmek isteyip istemediğimi sordu. Benim için fark etmediğini, eğer o istiyorsa evlenebileceğimizi söyledim. O zaman da onu sevip sevmediğimi sordu. Ben de yine daha önceki gibi cevapladım, bunun bir anlamı olmadığını, ama elbette onu sevmediğimi söyledim. ''Öyleyse neden benimle evleneceksin?'' dedi. Ben de ona bunun bir önemi olmadığını ama o arzu ediyorsa evlenebileceğimizi söyledim. Zaten bunu isteyen oydu, bana düşen de evet demekti. O da evliliğin ciddi bir iş olduğunu belirtti. Ben, ''Yoo,'' diye cevap verdim. Bir an sustu, ses çıkarmadan yüzüme baktı. Sonra konuştu. ''Aynı biçimde bağlı olduğun bir başka kadın sana aynı öneride bulunsa kabul eder miydin, onu öğrenmek
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,2bin okunma