Evveeet, geldik sırf merak yüzünden okuduğum bir kitabın daha yorumuna. Aslında yabancıların new adult dediği bu kategori pek bana hitap etmiyor çünkü ben aşkın daha özel, duygulara dayalı ve derinlikli olduğunu düşünüyorum. Bu tarz kitaplardaysa genelde kadın "herkesin dönüp dönüp bakacağı kadar güzel", erkek de "tüm kızların kapısında yatacağı kadar yakışıklı" oluyor. Hatta bu yazarın okuduğum bütün kitaplarında her karakteri için en güzel ve en yakışıklı tanımlaması o kadar çok ki bence şu en meselesini bıraksa iyi olacak. Bu şekilde kendi içinde çelişiyor. En yakışıklı Dean mi, Garret mı, Colin mi vs. vs. Karar ver bacım. Neyse. Demem o ki sadece fiziksel özellikler baz alınarak birini sevmek, bana hitap etmiyor. Birini sevmek için bundan daha fazlası gerekir diye düşünüyorum ve bu kitaplar komik, eğlenceli falan olsa da bende "aşk romanı" kategorisini doldurmuyorlar. O yüzden pek okumuyorum. Ara sıra ukitapta ucuza denk geldiğimde, sırf meraktan okuyor ve kendilerini başka başka yuvalara gönderiyorum.
Takip nasıldı? Bir önceki serinin ilk kitabını atlaya atlaya okumuştum diye hatırlıyorum. Gerçekten hayret verici bir kitaptı benim için. Birkaç komik diyalog dışında hiçbir şeyi sevmemiştim ve okudum demek bile doğru gelmiyor. (Takıntılı bir insan olduğum için atlayarak okuduğum kitabı pek de okumuş kabul etmem, prensiplerime aykırı.) Takip için ona nazaran daha umutluydum, sebebini de cidden bilmiyorum çünkü kitap hakkında yorum bile okumadım. Öyle bir his doğdu içime. Pek yanılmadım da bence. Harika mıydı? Yooo. Ama diğer seriye göre bence daha iyiydi, ne de olsa okudum.
Konumuz kısaca şöyle: Üniversite okumakta olan Summer kızımız, birtakım sebeplerden ötürü okulundan atılmıştır ve babasının torpili sayesinde Briar Üniversitesi'ne yerleşmiştir. Ağabeyi Dean de