Diyorum bu kentin ipleri kimin elinde.
Diyorsun elleri olmayanların elinde.
Diyorum ağaçlar neden büyütür acıyı. Sanki neden.
Diyorsun hiç savaş sağlanır mı savaş vermeden.
Diyorum balkonlara gerili ipler
Hangi ölümün çamaşırlarını bekler.
Diyorsun bu kentin bir yüzü sulara dönük
Bir yüzü bize
Bu kenti her gece ay emzirmese
Sulara kapılıp gideriz ay emzirmese.
Bir mızrak gibi geçiyoruz geceden
Alaeddin Özdenören
3 ahbap sırça köşk yapmaya karar verdiler halktan işçi buldular..halk bütün gücüyle yardım etti ve sırça köşk tamamlandı..
3 ahbap sırça köşkte ekmek elden su gölden yaşamaya halktan köşke yardım etmelerini isteyerek halkı sömürdüler...son olarak herkes elinde ne varsa sırça köşk için getirsin dediler son koyunlarını getirip bıraktı halk
Ama homurdanmaya da başladılar...
Artık halkın kaybecek bir şeyi olmadığını anlayan uyanık balkona çıktı halka konuşmaya:
Dost düşman bizim sırça köşke hayran sizin için en iyisini düşündük herşey sizin için hatta son getirdiğiniz koyunları bile yemedik size dağıtacaz diyerek "koyunların kellerini halka dağıtın" diye duyurdu..
Kelleleri alanlarsan birisi
"İyi ama bu kellenin beyni yok"
Adam cevap veriyor
"Size beynin gereği yok siz yiyemezsiniz"
Diğeri ise
"Yahu bu kellenin gözü yok"
Ona da cevap veriyor tabi
"Siz gözü ne yapacaksınız"
Üçüncüsü de
"Bu kellenin de kulağı yok"
Ona da cevap
"Sizin kulağa ihtiyacınız yok"
Madem öyle diyor adam
"O zaman bizim bu kafaya ihtiyacımız yok" diyerek kelleyi fırlatıyor sırça köşke ve kelle köşkte delik açıyor
O zamana kadar sırça köşkte korkan halk anlıyor ki delinebiliyor diyerek herkes kekleri köşke atarak yerle bir ediyor köşkü ölenler de oluyor zor kurtulanlar da oluyor...
İhtiyarlar çocuklarına daha sonra şu nasihatte bulundular
SAKIN TEPENİZE BİR SIRÇA KÖŞK KURMAYINIZ....