önlerinde sadece kendi gölgeleri sessizce ilerliyorlardı. Bir sokak lambası ne zaman üzerlerine çapraz olarak vursa, gölgeleri sarılmış gibi iç içe geçip eriyor, yayılıyor, kavuşuyor, iki beden yekvücut oluyor, sonra yeniden kucaklaşmak üzere ayrılıyordu; oysa o sırada onlar yüzleri soluk, soluk soluğa yürüyorlardı. Bu garip oyunu, ruhları olmayan bu karaltıların kaçmalarını, tutmalarını, yeniden kucaklaşmalarını büyülenmiş gibi izliyordu adam...
Sayfa 50 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"İki de bir o günlerle bugünü karşılaştırmam için beni dürten şey nedir böyle? Ona bugünden söz etmeyi neden başaramıyorum? O günler ve geçmiş zorla aramıza giriyor."
Sayfa 50 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu