Yılmaz Örmeci

Yılmaz Örmeci
@yormeci
Çocuklara ve gençlere yönelik şiir, masal ve hikayeler yazıyorum. Yayınlanmış 3 kitabım var.
İnşaat Müh.
Lisans
Antalya
26 okur puanı
Kasım 2022 tarihinde katıldı
Kaynananın Fendi
Güzel yemekleriyle ünlü bir kadın vardı Oğlu sevdiği kızı bir gün eve çağırdı Niyetleri ciddiydi, bu yüzden delikanlı Düşündü: “Kız annemle, babamla tanışmalı” Akşam vakti geldiler kapıya, basıp zile İçeriye girdiler birer hediye ile Kısa tanışma faslı, yüzlerde gülümseme Sofra hazırdı hepsi oturdu sandalyeye Kadın mutfağa gitti, çorbaları getirdi Hepsinin tabağına eliyle servis etti Ne var ki çorba sulu, tatsız, tuzsuzdu biraz Pek güzel kokmuyordu, üstelik de yağı az. Çorba bitince kadın tekrar mutfağa gitti Pişirdiği tavuğu hepsine de pay etti. Tavuk fazla kızarmış, yanmıştı da üstelik Adam içinden dedi: “Var bu işte gariplik” En son tatlılar geldi, güzeldi görünüşü Ama tadı kötüydü, tam bir acemi işi. Yemek faslından sonra hoş sohbetler başladı Kahvelerin ne tadı, ne de köpüğü vardı.
Şiir
Reklam
Ay Işığı Sonatı
Ünlü Alman besteci Berlin sokaklarında Dolaşırken yanında yakın arkadaşıyla Bir evden sesler duydu, kulak verip dinledi Kendi bestesiydi bu, duyar duymaz anladı Ancak zor bir parçaydı, kabul etmek gerekti Piyano başındaki kız çalmayı bıraktı “Buradan sonrasını çalamıyorum işte Bestecisi burada olsaydı şimdi keşke” Beethoven tam o anda kapının önündeydi Ev yoksul bir kundura tamircisi eviydi Kapıyı tıklatarak izin isteyip girdi Kendisini tanıtıp saygıyla selam verdi “Arkadaşımla burdan geçerken duyduk sesi Güzel çalıyordunuz, tebrik ederim sizi. Bu şarkı benim bestem, aklımda notaları Siz de lütfen not edin, yapmayın hataları.” Genç kız kör olduğunu söyledi besteciye Aklında kalanları çalıyordu sadece Besteci izin alıp oturdu piyanoya Sonuna kadar çaldı tuşlara vura vura
Şiir
Ah Kara Kaşlı Çocuk
O gün sokaklar boştu /Onu gördüm yanımda Sırılsıklam olmuştu /Yağan yağmur altında. Gözlerini zorlukla /Açıp kapatıyordu Islanan saçlarıyla /Bir şeyler yapıyordu. Şemsiyemle korudum /Onu yağan yağmurdan Ne sattığını sordum /Alayım dedim ordan Ben kağıt topluyorum /Bey amca, dedi bana Okula gidiyorum /Bu yıl İlkokul sona. Çıplak ayaklı çocuk İnce bacaklı çocuk… … Elimi cebe attım /Defter, kitap al diye Elli lira uzattım /Benden sana hediye Bana baktı öfkeyle /Yaptığımdan utandım Parlayan gözleriyle /Şimşek çakıyor sandım. Boşlukta kaldı elim /Çocuk dedi bu sefer: Ben dilenci değilim /Onu başkasına ver Belli ki kırılmıştı /Gönlünü almalıydım Biraz da darılmıştı /Ben bir yol bulmalıydım. Ah kara kaşlı çocuk Gözleri yaşlı çocuk. … Dedim: Sadaka değil /Hayır vardır her işte Sen kâğıt topluyorsun /Bu da kâğıt, al işte. Bana bakarak güldü /Elini uzatarak Bu kez parayı aldı /Gözlerime bakarak.
Şiir
Deniz olmak
Bir çocuk oynarken deniz kenarında aniden Ayakkabısı denize düştü, kayboldu birden, Kumların üstüne yazdı: “Bu deniz bir hırsızdır.” … Az ötede bir balıkçı ağları çekiyordu Birçok balık, inci, mercan tekneye doluyordu Kumların üstüne yazdı: “Bu deniz çok cömerttir.” … Genç bir adam serinlemek için yüzmeye çıktı Bir daha geri gelmedi, annesi ağıt yaktı Kumların üstüne yazdı: “Bu deniz bir katildir.” … Akşam oldu, su yükseldi, tüm yazıları sildi Çünkü deniz ne hırsızdı, ne cömert, ne katildi Deniz olmak istiyorsan kimseye kulak verme. Yılmaz Örmeci Ankara, 08.11.2020
Şiir
Çay Gazeli
Kurulduğu zaman dostlar meclisi Sohbeti en güzel dinletendir çay Koyulduğu zaman çayın tepsisi Kaşıkla bardağı inletendir çay Çay içerken ne sohbetler kurulur Bütün dertlerini anlatandır çay İçenlerin daha gür çıkar sesi Sanki gök kubbeyi çınlatandır çay Güler bütün asık yüzlerin hepsi Bilin ki ortamı şenletendir çay. Yılmaz Örmeci Ankara, 26.08.2021
Şiir