Güzel yemekleriyle ünlü bir kadın vardı
Oğlu sevdiği kızı bir gün eve çağırdı
Niyetleri ciddiydi, bu yüzden delikanlı
Düşündü: “Kız annemle, babamla tanışmalı”
Akşam vakti geldiler kapıya, basıp zile
İçeriye girdiler birer hediye ile
Kısa tanışma faslı, yüzlerde gülümseme
Sofra hazırdı hepsi oturdu sandalyeye
Kadın mutfağa gitti, çorbaları getirdi
Hepsinin tabağına eliyle servis etti
Ne var ki çorba sulu, tatsız, tuzsuzdu biraz
Pek güzel kokmuyordu, üstelik de yağı az.
Çorba bitince kadın tekrar mutfağa gitti
Pişirdiği tavuğu hepsine de pay etti.
Tavuk fazla kızarmış, yanmıştı da üstelik
Adam içinden dedi: “Var bu işte gariplik”
En son tatlılar geldi, güzeldi görünüşü
Ama tadı kötüydü, tam bir acemi işi.
Yemek faslından sonra hoş sohbetler başladı
Kahvelerin ne tadı, ne de köpüğü vardı.