Yılmaz Örmeci

Yılmaz Örmeci
@yormeci
Çocuklara ve gençlere yönelik şiir, masal ve hikayeler yazıyorum. Yayınlanmış 3 kitabım var.
İnşaat Müh.
Lisans
Antalya
26 okur puanı
Kasım 2022 tarihinde katıldı
Büyük İskender ve Bukefalos
Kral Filip İskender’i zerre kadar sevmezdi Annesiyle birlikte sürgüne göndermişti Sürgün bitince yurda dönüp geldi İskender Ama kini büyüdü ikisinin bu sefer Komşu ülkenin kralı bir armağan gönderdi Bu muhteşem at dostluk nişanesidir dedi Gerçekten muhteşemdi bu siyah yeleli at Boynu dik, başı mağrur, yoktu böyle mahlûkat Gözleri yıldız gibi, toynakları mermerden Herkes atı görmeye gelmişlerdi her yerden Dört adam zor zaptetti getirirlerken atı Biri binmek istedi ama üstünden attı Başka biri denedi yaklaşamadı bile Deneyimli herkesin çabaları nafile Kral Filip göründü sarayın kapısında Azgın atı görünce telaşlandı bir anda Elçilerin yanında ata binmesi gerek Buna binmeye lazım mangal gibi bir yürek Zaten epey yaşlıydı at üstünden atacak Bir yeri kırılacak, halka rezil olacak
Reklam
Harem Ağası ve Pala (+18)
I. SUNUŞ …Aman efendim, aman …Bu hikâye pek yaman …Duyan nasihat alsın …Zamanlar eski zaman. II. PALA VE SULTAN Padişah’ın sarayında biri Adını herkesin unuttuğu Bıyıklarından dolayı “Pala” dedikleri Saraydaki Harem’in hizmetkârı İri yarı, sanki insan azmanı Eli her işe yatkın, her işin uzmanı Yıllardır Sarayda çalışır durur, Valide Sultan'ın en büyük hayranı. Onun aşkıyla kudurur. Her gün gizlice gözler Sultan’ı Öpmek, yalamak ister canı Öyle memeleri var ki Sultan’ın, Çok hoşuna gidermiş Padişah’ın. / …Aman efendim, tarife ne gerek? …Her birisi birer karpuz mübârek. …Yürür iken sağa, sola sallanır …Görenin eli ayağı dolanır. III. HAREM AĞASI VE PALA
Şiir
Kırmızı Mürekkep
Vaktiyle Rusya’da bir adamı Sibirya'ya göndermişler sürgüne. Adam mektuplarının okunacağını biliyormuş Sansür görevlilerince. Daha gitmeden demiş ki dostlarına: “Ben mektubu mavi mürekkeple yazmışsam, Söylediklerimi doğru diye anlayın. Fakat kırmızı mürekkeple yazmışsam Yalan olduğunu bilin.” Bir süre sonra dostları Ondan ilk mektubu almışlar. Mektup mavi kalemle yazılıymış. Anlamışlar ki yazılan her şey doğru. Mektupta şöyle deniyormuş: "Burada her şey harika. Ortalık güllük gülistanlık. Şehirde sabaha kadar ışıklar yanıyor Sokaklar, caddeler hep aydınlık. Sinemalarda güzel filmler var. Tiyatrolar, konser salonları, barlar… Daireler geniş ve dayalı döşeli Mağazalar tıka basa gıda maddesiyle dolu Her akşam kucak kucak Alıp götürüyoruz eve hep Bulamayacağınız tek şey Kırmızı mürekkep."
Şiir
Başka Bahara Gelirim
Bahar geldi, çiçek açtı ağaçlar, "Gel" de bana, koşa koşa gelirim. Öter öksüz bıraktığın ardıçlar İki elim kanda olsa gelirim. * * * Sıkıntıya düşer isen beni an, Kurtulursun dertlerinden o zaman, Yardım eder Tanrı sevene inan, Nerde olsam çıkar sana gelirim. * * * Yine bahar gelip güller açacak, Lale, sümbül, leylak, nergis kokacak, Bahçemizde kelebekler uçacak Sen yeter ki "Gel" de bana, gelirim. * * * Alnımıza yazmış ise Yaradan Unutamam bin yıl geçse aradan, Bu baharda ayrılsam da buradan Gider, başka bir bahara gelirim. Yılmaz Örmeci Ankara, 07.03.2016
Şiir
Ne Güzel
Yağmurdan sonraki toprak kokusu, Bir kitap kokusu, deniz kokusu, Taze elden taze kahve kokusu, Toplayıp parfüm yapsalar ne güzel. Yılmaz Örmeci Ankara, 25.05.2015