“Aynen öyle Luna," dedi Hivron, sesi daha da sertleşerek. "Oraya gittiğim an dilim tutuluyor. Okuduğum kitaplardan, taktığım küpeden, çektiğim fotoğraflardan bahsedemem. Onlar için Arkeoloji, mezar kazıcılığı; şiir ise boş adam işi. Onların dünyasında insan, sadece karnını doyurup üreyen bir canlı. Ben ise... Ben o dünyada bir hayaletim. Kendi evimde bir mülteci gibi hissetmekten yoruldum. Annemin sevgisi bile bazen bir tasma gibi geliyor; beni o güvenli ama karanlık kafese geri çekmeye çalışan bir şefkat tasması “
-Mahmut Gören