Yorum

Kitap Arkadaşım isimli okurun asıl gönderisini gör
Şiir doğrudan doğruya bir yaşama ürünü müdür sizde arkadaşlar? Ne düşünüyorsunuz bu konuda
Selma Nur Arslan
Selma Nur Arslan
,
Murat Ergin
Murat Ergin
,
Esma
Esma
ve
Ahmet Karakuş
Ahmet Karakuş
Bence şiir yaşamın bir ürünüdür Sevgili Demet :) Yaşamın getirdiklerinin bir sonucudur, her duygunun, her an'ın..
Bence de bir yaşama ürünüdür. Nasıl ki sevinç, mutluluk kaçınılmaz ise hayatta hüzün de hayatın bir parçasıdır duygularımızda.
Selma Nur Arslan
Selma Nur Arslan
Şiir bir hüzün ürünü müdür peki ?
Peki bir örnek vermek istiyorum sevgili Ahmet (: hiç aşk acısı yaşamamış veyahut bir yakının ölümüne şahit olmamış bir insan bunları dile getiremez mi demek istiyorsun illa yaşaması deneyimlemesi mi gerekir sence?
Cahit Sıtkı Tarancı'nın bir röportajında dediği gibi; şiir, hayatın bir parçasıdır... Hayatı yaşamadan şiir yazamazsın bence.
Ahmet Karakuş
Ahmet Karakuş
Her zaman değildir bence. Tamamen şairin ruh haliyle alakalı olduğunu düşünüyorum. Ama bence duyguları uçta yaşadığımız bir şeydir. Ya çok mutluyken ya da çok hüzünlüyken ortaya çıkar bence.
Selma Nur Arslan
Selma Nur Arslan
öyleyse Ahmet e sorduğum soruyu senin için de yineliyorum 😂 Ayrıca elbet mutluluk da hüzün gibi hayatın bir parçasıdır fakat aslolan o duyguyu baki tutmamaktır hayatta, hani her şeyin fazlası zarar ya, duygular için de birebir geçerli diyebiliriz 😉
Çok güzel bir nokta sevgili
Demet
Demet
:)) Şiir bence bir bilgi değil tecrübe ürünüdür. Bir duygu difüzyonudur.. Bir duyguyu tatmayan insan o duyguyu bir başkasına nasıl ikram edebilir ki ? Belki hüzün tatması için birini kaybetmesi gerekmez, bir başkasının kaybıyla da hüzünlenebilir. Empati insanlara cömert bir elçidir adeta.. Her duyguyu tatmanın bir yoludur.. Senin düşüncelerin nelerdir acep bu hususta :)
Demet
Demet
Yaşayanın verdiği hazzı, o etkiyi vereceğini düşünmüyorum. Yaşanılan her duygu yaşayanda bütünleşip hissedilir hale gelir. Yaşamayan insan sadece "gibi" yapar.
Çok güzel söyledin Selma :) çok haklısın. O yüzden denir ya, yaşamayan bilmez... Bazen bazı insanları anlayamamamızın sebebi bu değil midir? Yaşamamak...
Kesinlikle Esma. Bu empati ile alakalı da değildir ayrıca. İstediğin kadar empati yap yine de o duyguyu tam olarak anlayamazsın. Evet onun yerine kendini koyarak düşünebilir, onun için üzülebilir veya sevinebilirsin ama onun yaşadığı hissi asla tam olarak yaşayamazsın :(
Belki de bu yüzden şiirleri yorumlamak çok zordur. Şairin ne yaşadığını, nasıl yaşadığını anlamadığımızdan söyleyecek bir şey bulamıyoruz..
Kesinlikle. Hele ki şairler kendince farklı bir metafor kullandıysa bu durum daha da kaçınılmaz oluyor. Peki sizce, bir şairi çok iyi tanımak onun yazdıklarını tamamen anlamamızı sağlar mı?
Demet
Demet
'nin Edip Cansever' i tanıması gibi mesela 😂
Tanımak, yaşadıklarını anlamaya yeter mi ki?
Öncelikle yorumun için teşekkürler
Ahmet Karakuş
Ahmet Karakuş
😉 Her şairin şiirinde yer verdikleri duyguları bizzat yaşayıp üzerine yazdıkları fikrine katılmıyorum aslında ben. Şiirin tecrübelerden ziyade his ve düşünce yapısı ile ilgili olduğunu düşünüyorum ve tıpkı Murat ile konuştuğumuz inanç mevzusu gibi hatırlarsınız... Hani çok istersen her şey mümkün dercesine. Bazen bir şeyin hayalini veyahut düşüncesini öyle çok kurarsın ki yaşamamış olup yaşamış hissi uyandırıp, öyle içselleştirip benimsersinki bir süreden sonra adeta kalemine sen yaşamışçasına geçer sen dahi yaşamış olduğuna inanıverirsin; tadı gelir, rengi gelir, nefes alır, vücut bulur. Sadece kendini inandırmakla kalmayıp karşındaki insanları da kaptırıveririrsin o rüzgara (tıpkı hepimizin şahit olduğu münazara örneklerimizde olduğu gibi; iş bu 'mesela yani'yi tutturabilmek de😂) Belki de şairin yaşayıp yaşamadığından ziyade bizim ne aldığımızdır önemli olan. 'Şairin ve şiir okurunun şiirde buldukları sadece kendi uçkunluklarıdır,' der
İsmet Özel
İsmet Özel
ne de güzel der ben buna inanırım en nihayetinde. Yazar veya şair kaleminden damıtır sözcüklerini okurunda yerini bulur o sesler, sözcükler, noktalar kendine göre şekillenir anlamlanır bütünleşir. Şairin değil de okurun ürünü, oluverir. Budur aslolan okuyucuda ne hissettirip ne yaşattığı..
Selma Nur Arslan
Selma Nur Arslan
değil bir şairi tanımak insan kendini bile tanıyamıyorken, bir şairin şiirlerini bütünüyle anlamak olası değil. Konu ben ve
Edip Cansever
Edip Cansever
de dahil 🤭😅
Esma
Esma
kesinlikle çok haklısın, bir şiiri yorumlamak; işte en zoru bu 😅
Bir gün, bir şiiri yorumlayabilecek konuma gelebilir miyiz acaba?
Altına yorum yaptığımız gönderiden bağımsız olarak bu soruya kendimce yorum yazmaya çalışacağım, cevap olacağı muamma. Öncelikle yaşama ürünü kavramını anlamaya çalışıyorum. Ve vardığım sonuç hiçbir şeyin yaşamdan ve yaşananlardan bağımsız düşünülemeyeceği. Doğrudan diye özellikle belirtilmesi ise birtakım açıklama yapmam gerektiği hissi uyandırdı. Ben şiirin yaşamdan beslendiğini söylemek istiyorum. Malzemesi olaylar, hisler, durumlar, hatıralar, bizatihi insanın kendisidir ama şunu söylemeden geçemem; şiir, bu malzemeleri kullanarak yaşamı gösterme biçimidir. Fikrimce...
Esma
Esma
diğer buluşmamıza kadar malum kitaba💙 başlayabilirsen evet en azından deneriz bunu, kendimiz görmüş oluruz 😂
Murat Ergin
Murat Ergin
yorumuna kısmen katılıyorum, evet doğrudan doğruya yaşama ürünü olmasa da şiirin yaşamdan beslendiği aşikar bu konuda hem fikiriz. Ama dediğim gibi bir duyguyu yaşamadan da yaşatılabileceği konusunda sizden ayrılıyorum 😂
Bir kere okumakla olacağını sanmıyorum ama denemek bedava. 😅 O zaman bakarız artık
Yorumumda buna aykırı bir söylem yok sanırım ki ben de bu düşüncedeyim. Bir duyguyu yaşamadan yaşatmak günlük hayat içerisinde biz istemeden bile mümkün, fakat şiirle yaşatmak işte bunu başarmak şair işi. Gel gelelim, şiirin günlük yaşamla benzerliği, duyguyu yaşatmasında karşı tarafın alıcılarının insafına kalıyor olması.
Hiçbir şeyin yaşamdan bağımsız olmayacağını yazmıştın. Haliyle aynı ağacın farklı dalları olarak yol almaya devam ediyoruz 😅 Zaten her şiir yazanı şair diye adlandırmak ne mümkün! Benim gözümde sayılı ve oldukça azdır. O duyguyu ve hissiyatı verenler.
En baştaki soruya tekrar tekrar dönüp bakıyorum. Üzerine epey yorum yapılacak türden ucu oldukça açık. Bu yüzden güzel bir soru olduğunu söyleyebilirim. Eklemek istediklerim var. Şiirin, yaşamdan beslenerek ortaya çıkan bir üründen ziyade gerçekliğin yeniden tasviri olduğu şeklinde yorum yapacak olursam söylediklerim belki daha anlaşılır olur veya daha da anlaşılmaz 🤭 Böylece yaşamın bir parçası haline gelmez, yaşamın bizzat kendisi olur, bir yaşama biçimi olur. Herkes güle bakarken Edip Cansever dikeni görürmüş ya, o yüzden şair değil midir...
Sevgili
Demet
Demet
topluma bir Edip Cansever aşığı daha kazandırdın. Evet
Murat Ergin
Murat Ergin
artık sen de bir Edip sever olmuşsun çok belli. 😂😂😂
Aman estağfurullah :) edebi yönden zengin bir kaynağın bana gösterilmesinden dolayı müteşekkirim
Selma Nur Arslan
Selma Nur Arslan
gözümün önünde birbirlerini seviyorlar 😂 ama ben de kendi adıma nasıl gurur duyuyorum, nasıl mutlu oluyorum... Bu günleri de gördüm ya! 🤗
Sevgili
Murat Ergin
Murat Ergin
Edip Cansever
Edip Cansever
in dizeleri ile konuşmaya başladığın günlerde gelecekmiş, biz de görecekmişiz.. Nerden nereye ilk şiirini okuduğun zaman ile şimdiki zaman içinde değişimin, değişimin en mavisi, en güzeli, en özeli 👏 Her geçen gün artarak, büyümeye devam ediyoruz, okuyoruz, okutturuyoruz.. Kocaman bir mavi ailesi oluveriyoruz🎈
Sevmek mi oluyor bilmem ama anlamaya daha doğrusu anlamlandırmaya çalışmanın bu kadar keyif veren bir yolculuğa dönüşmesi sizlerle mümkün oluyor :)
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.