Yorum

Eniz ☭ isimli okurun asıl gönderisini gör
Söz konusu başka bir tanrının olduğu bir senaryoda mutlak bir doğru olabilir miydi? Farklı yaptırımlar sonucu bu sefer de bizler 'hangisi doğru, eğer gerçek bir doğru yol varsa neden iki tane yönetici(tanrı) var? ' demez miydik?
Demezdik. Mantık bir bilim değildir! İki seçeneğin olamayacağı fikri bize nereden ve hangi düşünür tarafından gelmiştir ve kim tarafından çürütülmüştür bunu araştırmanı öneririm. Mantıksal bakış doğa bilimlerinde yani klasik fizikte 1900’lere kadar işler gibi gözükse de 1900’lerden sonra Kuantum fiziği ile birlikte maddenin parçacıklarının hem dalga hemde parçacık olduğu ortaya çıkmıştır. Zaten sosyal bilimlerde mantık yoktur. “Her diktatörlük kötüdür.” Demek gerçeği yadsır çünkü halk diktatörlüğü kötü değildir. Haliyle mantık burada çöker. Tanrı kavramını düşünmek zaten boşluğu düşünmek gibidir. O halde tanrı vardır ve tektir demek mantığı bile çürütür çünkü; Tanrılar dünyası denilen bir yer daha önceden bilmiyoruz Bununla ilgili teorik ve ya pratik somut yorumlar yapamayız.
@Enizmolaa5 Zaten din bir bilim değildir ve somut örneklerle ben bunu kesin bu böyledir diye açıklayamam. Yani sana burda kuran dan bir ayet söylesem bu biraz saçma olur çünkü bu da bir inanış, dini içindekileriyle açıklayamayız dolayısıyla zaten bilim değil bir inanıştır başta bunu belirteyim. Tanrının varlığını düşünmek konusunda da evet tanrıyı düşünmek bir boşluğu düşünmek gibidir buna katılıyorum daha evrendeki karanlık maddeyi bile algılayamıyorsak(en azından şuan bu böyle) bu maddeyi oluşturan, yaratanı da düşünmek oldukça metafiziksel bir olaydır. Evet tanrılar dünyasını bilmiyoruz teorik veya somut bir yorum yapamayız fakat burda da akıl ile arama yoluna giriyoruz her şeyin bir başlangıcı oluşturanı varsa evrenin yada evrenlerin neden yoktur? Bundan sonrası ise tamamen inanıştır sana o dinin sunduğu olanak ve somut sayılabilecek örneklere bakarsın tek tanrılı inanç olarak da İslamiyet de Kur'an var içinde yazanları da eğer okuduysanız zaten insan zararına hiçbir şey yazmaz ve birçok kısımda Dünya'nın oluşumu hakkında bilgi verir.
damla
damla
İnsan yararına bir şey yazmaz demek istediniz sanırım çünkü ortaçağ ilkel putperest gelenek ve inançlarından başka bir şey değildir. Devletleşememiş, kabileler halinde yaşayan Arap kavminin 6. Yüzyıl kurallarıdır (bilimsel somut olgular olmadığından ve insanlık tarihi tek tanrılı dinler ibaresinde olduğundan inandırıcı ve bağlayıcı olmuştur.) ayetleri, hadisleri, ahlaki ve ekonomik hiçbir toplumsal ve bireysel işleyişi günümüze ait değildir ve günümüz insanına ışık tutamaz. Bir bilginin, bir kitabın binlerce yıldır insanlık tarihine ışık tuttuğunu düşünmek ancak insanlığın karşılıklı kurduğu ilişkileri tüketmekle geçer. Her çağ kendi doğrularını, kendi subjektif olgularını sunarak toplumu belirler. Tanrı yazmıştır diyerek ısrar etmek, bir kitaba ve içerisinde bulunanlara sonsuz değer vermek aklı çürütmek, özgürlüğü ve insan düşüncesini sıfıra indirgemek olur. Toprağa bağlı üretimin olduğu, kölelik ve cariyeliğin devam ettiği, kabileler halinde yaşayışın hüküm sürdüğü bir düzeninin kaynağının şu anı bağladığını düşünmek ancak: küçüklük yaşlarında bir kabulden, bir istismardan, kutsallığın sorgulanamaz oluşundan kaynaklanır. Muhammed nasıl ki çok tanrılı Arap mitolojisini yıkıp kendi tanrısını göğe yükseltip diğerlerini yıktıysa (çağa göre bu ilerici bir davranıştır.) çok tanrıyı kafamızdan tek tanrıyla, tek tanrıyı ise kafamızdan yazan kaynakların ilkelliği ve bilimsel olguların açıklanmasıyla sileceğiz. Şu da unutulmamalıdır. “Dini olgular bir tanrı kavramının varlığı ve ya yokluğuyla değil, kutsal kitaplar olarak sanılanda yazanlar ile tartışılır.
@Enizmolaa5 Kuran da zinanın, hırsızlığın, ırkçılığın yapılmaması gerektiği yazıyor. Kölelik ve cariyeliğin devam ettiği dönem dediğiniz dönemi sonlandırmak ve etik olarak sosyal huzuru ve güvenliği sağlamak amacıyla bu din ortaya çıkmıştır. Günümüzde amacından tamamen sapmış Hristiyanlık ve Yahudiliğin de (tabiki de inanış olarak saygı duyuyorum) anlayış olarak İslamiyet kökenli olduğunu, Tevrat İncil ve Zebur un değiştirilmeden önceki halinin zaten bu kurallar çerçevesinde gönderilmiş olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca binlerce yıl önceki ayet hadis ve toplumsal işleyişi günümüzle bağdaştırmanın saçma olduğunu söylediğini anladım başta bahsettiğim hususlar tüm zamanlar için etik olarak doğru kabul edilmemesi gereken hususlardır aksinin asla kabul edilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Günümüzde bile kaç kadının taciz edilip öldürüldüğü, kaç hayvanın vahşice katledildiğini saymıyorum bile. Zaten eğer doğru bir şekilde anlayabilinmiş olsaydı bunların yaşanabileceğini düşünmüyorum. Ayrıca Kur'an'ın vermek istediği mesajlar da evrenseldir, inanca göre ahiret gününe kadar devam eder. Arap sempatisi tabiki de beslemiyorum fakat bahsedilen şeyler sadece Araplar için gönderilmiş ayetler değildir. Görüşünüze saygı duyuyorum kesinlikle, sadece fikrimi belirtmek istedim.
damla
damla
Hangi yazdığını düzeleteceğimi şaşırdım. Birincisi köleyle hür bir olmaz ayeti varken, cariyelerinizle nikah yapmak gerekmez, cariyelerin ganimet olduğuna dair ayetler varken yoktur ve ya orada öyle demek istememiştir demek inanmış olduğum tanrı yalan söylüyor demeye gelir. Tevbe süresine göre ailenden biri dinden çıkmışsa evini ayırman gerekir, senin gibi inanca sahip olmayan (kafirlere karşı) sert davranmak ve kılıçla (cihad etmen gerekir) zaten bu ideolojinin kurucuları da aynısını yapmıştır. Saldırı savaşları, ganimet savaşları 65 taneden farklı olarak güçlenmek için hem karşı tarafın mahsullerini gaspetmiş, karşı toplumun eşini ve çocuklarını köle ve cariye olarak kullanmıştır. (İslam ansiklopedisinde ve taberide bile yazar.) tarih açıkken bu böyle değildir demek soyut bir tarih inancı yaratarak kendini kandırmak olur. Hristiyanlığın ve Yahudiliğin değişmediğini kuran söylerken mesela sen neye göre değişmiştir diyorsun ? Maide suresinde hristiyan ve yahudiler kendi kitaplarıyla hükmetmesi gerektiği yazar ? Dinin yayılışına bakıldığında kılıçla yayılmıştır, Ayşe’nin hadisine göre şeytan ayetlerini keçi yemiştir. O halde kuranda değişmiş olmaz mı ? Ebu Bekir zamanında yüzlerce kuran ortaya çıkmış ve yalnızca iktidarda bulunanların yazdıkları doğru kabul edilmiştir. Bunları okuyunca görmek mümkündür. İnsanlığa insanlık hakları veren dinler değil insan hakları evrensel beyannamesidir. Her ayrıntısında farklı anlamlar bulunan, dönemin çıkarına göre ayetlerin sıralandığı, içerisinde modern insana ait bir bulgunun olmadığı bir kitap tanrı kelamı değildir. Zinanın yapılmaması demek medeni kanuna göre iki evli bireyin aldatma sürecidir. Ancak kurana göre nedir ? Mehrini verdiğinle nikah kıyabilirsin, savaştan cariye olarak aldığında zina yapabilirsin, dörderli, beşerli, onarlı eş almıştır. (peygamber 12 tane almıştır ve geneli gençtir.) Halife’lerde aynı şekilde. Şimdi tüm bu tarihi kanıtlara bakarak islam o değildir. Orada böyle demek istememiştir demek ancak bu inancı devam ettirebilmenin bir alternatifini bulmaktır. Tüm delil ve tarihi kayıtlara tersten bakıp bir inancı aklamaya çalışırsanız zırvalarsınız. Tüm her şey ortaçağa aittir, bilimsel oldular yanlıştır, insanlık tarihi, toplum tarihi ve anatomi, evrenin yaratılışı baştan aşağı yanlıştır. Mısır’dan, Fenikelilerden, Hintlilerden ve ya Sümerler’den alınmış o dönemin kayıtları, efsane ve mitleridir.
@Enizmolaa5 Öncelikle zırvaladığımı düşünmüyorum. Nasıl ki ben sizin fikrinize saygı duyuyorsam sizin de duymanız gerektiğini düşünüyorum. Kuran ın değişip değişmeme konusunda henüz daha çok yeni İngiltere'deki Birmingham Üniversitesi'nde dünyadaki en eski Kur'an-ı Kerimi bulundu. Yaklaşık 1370 yıllık olduğunu hatırlıyorum yani Karbon 14 tarihleme metoduyla yapılan incelemeler, kitabın en az 1370 yıllık olduğunu gösteriyor. Parşömenin yüzde 95 olasılıkla, 568 ile 645 yılları arasındaki dönemden kalmış olduğu da nerdeyse kanıtlanmış ve bulunan parçalar günümüzdeki ile aynı. Bu konuda araştırma yapmanı öneriyorum. Ayrıca Hz. Muhammed in çok eşlilik yapması benim de aklımı karıştırmıştı, fakat o dönemde kadınların alınıp satıldığını da düşünürsek birçok evliliğinin asıl amacı onları kölelikten kurtarıp daha sonra azat etmekti. Ayrıca islamiyette belirli hususları kadınlara yaymak bir kadının daha iyi yapabileceği bir iştir. Özellikle kadınların özel durumlar halinde nasıl ibadet yapabileceğini fıkhi olarak bir kadına açıklamak kadınlar için daha kolay bir iştir. Yahudilik de Hristiyanlık da kuran da geçer. Hristiyanlığa göre İsa Allahın oğludur, fakat islamiyette bu söz konusu değildir. Dinlerinde aşırı gittiler. (Nisa 171) Kitaplarındaki bilgileri gizlediler. (Maide 15), Ehl-i kitap, “Cennete ancak Yahudi ve Hristiyanlar girecek” dediler. (Bakara 111) Zaten kuranın gelme sebebi kitapların değiştirilmesi, özellikle hz. İsa nın ölümünden sonra onun tekrar geleceğine inanarak onu putlaştırdılar. Bu duruma örnek olarak son halife Hz. Ali nin öldürülmesinden sonra onun da peygamber olduğunu söyleyip yüceltenler sayılabilir. Açıkçası bende nereyi düzelteceğimi şaşırdım başta bahsettiğin hiç köleyle hür bi olurmu ? ayeti Nahl suresi 75. Ayet ve ayettin tefsiri Aslında : Hiç bir tasarrufa gücü yetmiyen halis bir köle, bir de tarafımızdan kendisine güzel bir rızık verilip de ondan gizli ve aşikâr harcayan kimse... Hiç bunlar müsavi olur mu? (O halde putları Allah'a nasıl eş tutuyorlar?). Bütün hamd Allah'a mahsustur. Doğrusu insanların çoğu (Bu hakikatleri) bilmezler. Son olarak cennet ve cehennemden kendilerine arsa almak için kendisine para talep eden bir dini inanışın ne kadar doğru olduğu tartışılır ki Hristiyanların bahsettiğiniz çağda yaptıkları da tam olarak budur.
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.