Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kıymetli okurlar, bu kitabı bir öğretmen arkadaşımın tavsiyesi üzerine okudum. Her satırı ayrı ayrı insanın kendisini sorgulamasına vesile oluyor. Evet kitap evlilik üzere çoğunlukla fakat verdiği birbirinden güzel mesajlar ile sadece iki eş arasında ya da evlenmeye hazırlanan çiftler için tek değil aynı zamanda insanın kendi çevresine karşı da tavır ve düşüncelerini değiştiriyor, geliştiriyor, farkındalık sağlıyor, yepyeni ve farklı bir pencereden bakabileceğimizi gösteriyor.
"Evlilik ilişkisi bir bahçedir. Çiçekte yetiştirebilirsin diken de. Doğan Cüceloğlu"
Çok güzel bir cümle değil mi? Her şey kişinin elinde, neler yapacağına neyi nasıl yönlendireceğin sana bağlı diyor...
"Sen ve ben gafletini aşıp biz olabilmenin rızkıdır aşk" diye yazmış okurun biri mektubunda.. Harika bir tarif değil mi? Ne egoya dair bir şey olmalı ne de kendini yok sayacak türden bir fedakarlık.... Her şey 'biz' için olmalı.
Yazar; "Ne bekliyoruz birbirimizden? Kendimizden? Evlilikten?" diye soruyor. Aslında evet biz ne bekliyoruz gerçekten birbirimizden kendimizden.. İlk önce kendimizi tanımalıyız, duygularımız, beklentilerimiz, hayallerimizi, kaygılarımızı bilmeliyiz daha sonra karşıdan ne istediğimizi bulabiliriz.
Kitabın birkaç yerinde "Evliliğin öğrencisi olmak" cümlesi geçiyor. Bu cümle başlı başına bir güzellik. Yani biz şuan hayatın öğrencisiyiz içinde yaşadığımız dünyada her an yeni bir şey öğrenmekteyiz. Evlilikte, sosyal ilişkilerde, ailevi ilişkilerde de aslında birer öğrenci olduğumuzun daha iyi farkında olursak bir çok zorluğun daha iyi üstesinden gelinebilir. Hayat sürekli öğretmekte ve biz ise çoğu zaman öğrenmemekte direniyoruz. Hayatı zorlaştırmaya gerek yok öğrenecek pek çok şey var, farkında olmak farklı bakış açılarından bakmak çiçeklendirecektir hayatımızı...