ysfcyhnl

ysfcyhnl
@ysfcyhnl
𝒶𝓉𝒾𝓁𝓁𝒶 𝓲𝓁𝒽𝒶𝓃...
8/10
·258 syf.··
Beğendi
·
2023 2. kitabı
"Birlikte avlanıp avlarını birlikte yere indirdikleri, birlikte açlık çektikleri günler unutulmuş, geçmişte kalmıştı artık. Şu anda önlerindeki mesele aşktı ve aşk, yiyecek bulmaktan daha amansız, daha acımasız bir meseleydi." Yıllar önce okuduğum harika bir kitabı tekrar okudum. Geçmişte kitap ile ilgili en çok vahşi yaşam dikkatimi çekmişti oysa şimdi biz insanoğlunun doğaya verdiğimiz zararlarından tutun da hayvanlara karşı davranışlarımıza kadar her şeyi hissettim. Gelelim kitabımıza; kırma bir kurt olan Beyaz Diş'in anne sevgisi, vahşi doğa yasalarını öğrenmesi, insanoğlunu tanıması ve yaşama savaşının anlatıldığı harika bir eser. Tüm canlılar gibi annesinden sonra dünyayı tanırken zavallı insanoğlu hem onu daha çok vahşileştirirken, diğer bir insanoğlu ise katıksız sevgisini veriyor. Annesinden ayırıyorlar, dövüyorlar, kapatıyorlar, para karşılığı dövüştürüyorlar. Bir çok kişiye satılarak doğal ortamından koparıyorlar... Son sahibinin sevgisi ile doğasında olan tüm özelliklerini kaybederken, sahibi ve ailesinin de hayatlarını kurtarıyor. Ailenin yardımıyla yaraları iyileşiyor. Hayatına çocukları ile devam ediyor. Beyaz Diş'in hikayesi ve namı da dilden dile sürerek efsaneleşiyor. Kitaptan çıkardığım duygular ise şöyle; zorluklara karşısında pes etmemek, tüm hayvanlara sevgi göstermek, doğaya zarar vermemektir. Sevginin gücü ile tüm canlılar sadık bir dost olabilirler. Kitabı çok beğendim, takdir sizlerin keyifli okumalar dilerim.
Beyaz DişJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202095,7bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
7/10
·230 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2022 00:00
kısaca romandan bahsedeyim ama Spoiler içerdiğini de baştan belirteyim Hikaye Arjantin hükümetinin gemi kazalarını önlemek için 3 eski gemici olan, Vasquez, Moriz ve Felipenin yeni yapılan Deniz fenerine bekçi olarak görevlendirilmesinden sonra başlar. Adada yalnız geçirdikleri birkaç haftadan sonra çıktıkları bir av sonrası adada yalnız olmadıklarını öğrenirler, bunlar enkaz çetesi lideri Kongre, Carcante ve arkadaşlarıdır. Çete hazineleriyle birlikte bu adadan kurtulmak için kıyıya vuran Maule’yi kullanarak, fenerin ışığını söndürmeye gelip Moriz ve Felipe’yi vurur, bunu gören Vasquez dehşet içinde ordan kaçar. Ama adamlar onu ciddiye almasalar da peşindedirler. Haftalar sonra adada bir fırtına kopar ve bu gemideki Amerikalı kaptan John Davis ile beraber öç alma planlarına başlayıp, onları gidecekleri yoldan alıkoymaya çalışırlar. Ve batan gemiden buldukları top ve tüfekle Maule’ye zarar verip çetenin adadan uzaklaşmasını engellerler. Bu sayede Santa-Fe nin de adaya geliş vakti de gelmiş olur. Tam kaçacaklarken Vasquez feneri yakmayı başarır ve Santa-Fe adaya güvenle ulaşır. Ve John Davis ile birlikte kendilerini güvertede bulurlar. Diğer çete elemanları kaçsalar da birkaç gün sonra açlıktan ölmüş halde bulunur, birkaçı açlıktan bitap düşmüş halde teslim olur. En son kalan liderleri Kongre de yakalanacağını anlayınca silahıyla kendini vurup intihar eder. Ve DÜNYA’NIN UCUNDAKİ FENER bu tarihten itibaren ışıkları ile Estados adasını aydınlatmaya devam eder…
Kahraman FenercilerJules Verne · Tomurcuk Yayınevi · 20162,916 okunma
Hesaplaşma
8/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
·
148 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2023 00:00
II. Dünya Savaşı'nın en amansız distopyasını konu alan Büyükdağ, birinci kısıma oldukça ilginç ve daha önce bilinmeyen konularla başlıyor. Hesaplaşma'nın birinci kısmında; Nazilerin atom bombası projesi, bu proje için yaptığı işgaller, Nazi atom bombasının hedefi olan İngiltere'nin korkulu rüyaları ve Hitler'in Fransızlardan aldığı tarihin en benzersiz intikamı işleniyor. Özellikle "Fransa'nın Gururu" ve "Yıkılmayan Gemi Bismarck" bölümleri gibi bazı bölümler var ki heyecandan kitabı elinizden atıp bir bardak su içme ihtiyacı duyuyorsunuz. İkinci kısım ise tam bir polisiye. Gerilimi tüm bedeninizde hissediyorsunuz, tüyleriniz diken diken doluyor. Müttefiklerin Nazi atom bombasını sabote etme denemelerini, başarısızlıklarını, Hitler'in kendilerini nasıl cezalandırdığını, Churchill ve Roosevelt'in Hitler ile nasıl hesaplaştığını ve en sonunda beklenmedik, imkansız diye adlandırılan bir operasyonun nasıl gerçekleştiğini okuyorsunuz. Her an ölümle burun buruna olmanın korkusunu iliklerinizde yaşıyorsunuz. Üçüncü kısım ise oldukça duygulandırıcı. Bu kısımda yazar, siyasi tarihin bilinmeyen pazarlıklarına yer vermiş ve kendisinin de belirttiği gibi tarihten intikamını almış. Amerika'nın Japonya'ya attığı atom bombasının arkasında yatan asıl nedenin bilinenden çok farklı olduğuna, Japonya'nın atom bombasından önce teslim olma çabaları içerisine girişine ama önemsenmeyişine, Stalin'in Yalta konferansında istediklerinin ve Amerika'nın buna önlem alma şeklinin aslında günümüze kadar olan süreci nasıl etkilediğine ve Avrupa'daki savaş sona ererken Nazi teknolojisinin çalınması için Müttefiklerin birbirlerine nasıl kazıklar attıklarına, Avrupa'nın neden soğuk savaşa dahil olmadığını şahit oluyoruz." Yani kitap baya iyi tavsiye ediyorum.
Tarih
HesaplaşmaAtakan Büyükdağ · Destek Yayınları · 20171,059 okunma