Ahlâkın prensipleri ferdi vicdanlardan doğuyor; hukukun kaideleri ise sosyal zaruretlerin eseridir. Ahlâk, gaye olarak ideali araştırır; hukukun gayesi ise sosyal realiteyi düzenlemekten ibarettir.
Bizim milletimiz, Orta Asya'dan Anadolu'ya gelip yerleşen Türkmenlerin, evvelce göçebe iken burada vatan topraklarına bağlanmaları ve İslâm dininin örfleriyle ahlâkını bütün halinde kabul etmeleriyle, toprak ve din temelleri üstüne kurulmuştur.
Osmanlılar İslâm dinine, bir hukuk sistemi ve emsâli görülmemiş bir adalet kaynağı olarak bağlandılar. İdareleri altındaki türlü soylardan ve başka dinlerden olan insanlar arasında asırlarca adalet ve insanlık prensiplerini hâkim kıldılar. Onları bu en yüksek insani gayeye ulaştıran İslâm dini oldu.