Yusuf Kaan

Yusuf Kaan
dum spiro, spero
Kendinize mutlu olup olmadığınızı sorduğunuz anda, artık mutsuzsunuzdur... Muhtemelen antik bilgeler de bu kadarından şüphe etmişti, ancak dum spiro, spero (nefes aldığım müddetçe umudumu yitirmeyeceğim) ilkesinin kılavuzluğunda, sıkı çalışma olmadan, yaşamın yaşamaya değecek hiçbir şey ortaya koymayacağını ileri sürmüşlerdi. Anlaşılan o ki iki bin yıl sonra bile, bu önerme güncelliğinden hiçbir şey kaybetmemiştir.
Reklam

Yusuf Kaan

, 2022 okuma hedefini ekledi.
2022 OKUMA HEDEFİ
9/20 kitap - %45 tamamlandı
9 kitap okudu
20 kitap
2.132 sayfa
0 inceleme
9 alıntı
Yaşam filozofluğunda da aşağı kalır yanı olmayan büyük romancı Max Frisch’in günlüğünde belirttiği gibi, bütün sanatların muhtemelen en zahmetlisi olan “kendi olma” sanatı, başkaları tarafından dayatılan ya da telkin edilen tanımları ve “kimlikleri” azimle reddetme ve defetmeye dayanır; akıntıya direnmeye, Heidegger’in kalabalığın içinden doğup kalabalıkla güçlenen ve aciz bırakan gayri şahsi das Man’ına ya da Sartre’ın l’on anlayışına dayanır; yani kısacası “başkası olmaya” ve dışsal baskıların herkesi olmaya mecbur ettiği bir kişi olmamaya dayanır.
“Yaşam bir sanat yapıtıdır” önermesi, (“tıpkı ressamların resimlerini ya da müzisyenlerin bestelerini yapmaya çalıştıkları gibi, yaşamınızı güzel, ahenkli, duyarlı ve anlamlı yapmaya çalışmak” türü) bir varsayım ya da nasihat değil gerçeğin bir ifadesidir. Eğer yaşam bir insan yaşamı ise –yani irade ve seçme özgürlüğüyle donatılmış bir varlığın yaşamıysa− sanat yapıtı olamaması mümkün değildir. “Yapacağım” ifadesinin yerine “yapmalıyım”ı dayatan ve dolayısıyla olası tercih boyutunu daraltan dış güçlerin ezici baskısına nedensel rol atfederek, irade ve seçimin varlığını yadsımaya ve/veya gücünü gizlemeye yönelik her türlü çabaya rağmen, irade ve seçim yaşam biçimi üzerinde iz bırakır.
"Seni korkutmak istemiyorum. Gelecek tabii. Ben kendimden bahsediyorum. Burada birinin geceleyin oturup kitap okuduğunu veya düşündüğünü bir gözönüne getir. Bazan arpacı kumrusu gibi düşünür, ama düşündüğü doğru mudur, değil mi, söyleyecek bir can bulunmaz yanında. Bir şey görecek olsa, gerçek mi, değil mi, bilemez. Yanında oturan birine dönüp, sen de görüyor musun bunu, diye soramaz. Hiçbir şeyden emin olamaz. Bir ölçü yoktur elinde. Burada neler gördüm ben. Sarhoş da değildim. Uykuda mıydım, bilmiyorum. Yanımda biri olsaydı, rüyanda görmüşsün sen onu, derdi, ben de artık düşünmezdim. Ama şimdi bilemiyorum."