Bu devleti oluşturan milletler ve kavimler, ırk, dil ve milliyet yönlerinden o kadar farklıdır ki bu yoldaki siyasal oluşuma bir Avrupalı pek güçlükle akıl erdirebilir. Çünkü Avrupalıların düşünce ve inancına göre siyasal birlik, tür, ırk, dil ve inanç birliğiyle birbiriyle bağlı bulunan kişilerin birleşmesinden ibarettir. Oysa Osmanlı siyasal birliği, ırk ve dil birliğinden, hatta çoğunlukla âdet ve teamüllerden de arınmıştır. Bu nedenle Osmanlı siyasi birliği, Avrupa Hıristiyan hükümetlerinde olduğu gibi milliyet temellerine değil, İslâmî birlik ve kardeşlik temeline dayanmaktadır. Gerçekten İslâm'a özgü olan bu duygu sayesindedir ki dünyadaki bütün Müslümanlar kendilerini birbirlerinin kardeşi sayarlar.