İslâmcılık Düşüncesinin Temel Metinlerinden Biri

Buhranlarımız

Said Halim Paşa
Tahmini Okuma Süresi:
10 sa. 2 dk.
Sayfa Sayısı:
354
Basım Tarihi:
7 Ocak 2021
Yayınevi:
Kapı Yayınları
ISBN:
9786057838995
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·354 syf.··
2022 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Temmuz 2022 23:51
1913-1917 yılları arasında, fiilî gücün İttihat ve Terakki'nin elinde olduğu sıralarda sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamı olan Sait Halim Paşa'nın birtakım denemelerini barındıran Buhranlarımız kitabı, eseri hazırlayan Yakup Öztürk'ün, eserin yazarı ve içeriğiyle ilgili kaleme aldığı uzunca bir giriş kısmından ve Said Halim Paşa'nın 7 konu üzerindeki denemelerinden oluşmaktadır. Kitabın geriye kalan büyük kısmı ise eserin Osmanlıca aslını barındırmaktadır. Said Halim Paşa, eserde ele aldığı konulara oldukça öznel bir tutumla yaklaşmakta ve kendisinin tanık olduğu zamanın toplumsal, siyasal vs. sorunlarını aktardıktan sonra, bu sorunların çözümü için sunduğu çare ve yöntemleri teker teker okuyucuya açıklamaktadır. Paşa, genel yapı itibarıyla ülkemizdeki sorunların Batı'yı sorgusuz sualsiz aynen taklit etmekten, İslâm dininin emir ve yasaklarından uzaklaşmaktan veya bunları yanlış yorumlayıp yaşamaktan, Osmanlı'nın baskıcı bir biçimde beliren son döneminden çıkmak isteyen yenilikçilerin ve toplumun düştüğü hatalardan vs. kaynaklandığını bildirmektedir. Daha önce de belirttiğim üzere oldukça öznel yargı ve değerlendirmeler içeren Paşa'nın üslubu okuyucuya birçok yerde kendi penceresinden bakma fırsatı da sunuyor ve okuyucu "acaba gerçekten böyle midir, bu sorunun çözümü sahiden de bu mudur?" gibi sorular sormaktan geri kalmıyor. Bunun sonunda kuşkusuz okuyucu kimi zaman yazara aynen katılabileceği gibi kimi zaman da ona katılmaktan şüphe ediyor. Ben de kitabı okurken birçok fikirde (örneğin Batı'yı taklit, sosyolojik tespitler vs.) yazarı çoğu yönden haklı bulsam da olanlara çözüm olarak sunduğu bazı hususlarda (örneğin şeriata bağlanmak gerektiği, kadınların toplumsal konumu, gerek dinî gerekse millî olarak içe dönük yaşamak gerektiği vs. hususlarında) yazara
BuhranlarımızSaid Halim Paşa · Kapı Yayınları · 202150 okunma
Buhranlarımız
Puan vermedi·354 syf.··
2024 5. kitabı
·
69 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2024 01:41
Popüler bilim adamımız İlber Ortaylı'nın öneri listesinde olan bu kitap her ne kadar İslamcılık düşüncesinin temel metinlerinden biri olarak lanse edilmiş olsa da bir yanı ile Osmanlı'nın gerileme sebeplerini içeren bir manzumdur. Aklı başındaki tüm Türkiyelilerin okuması gereken bir eser olduğu kanaatindeyim. Eserde dikkatimi çeken ana başlıkları belirtip çıkayım. 1. Osmanlı'nın Avrupa'dan ithal ettiği meşrutiyet ve anayasa gibi kavramların Osmanlı tebaasına uygun olmadığı (halen aynı) 2. Doğunun geri kalmasının sebebinin İslam olmadığı, İslamın yanlış anlaşılması ve uygulanması olduğu (halen aynı) 3. Kadın hakları kavramının ülkeye yanlış bir şekilde enjekte edildiği (katlanarak devam ediyor) 4. Milliyetçilik akımının saçma olduğu ve eninde sonunda patlayacağı (100 yıl önce patladı ama biz hala duyamıyoruz)
Düşünce
BuhranlarımızSaid Halim Paşa · Kapı Yayınları · 202150 okunma
Puan vermedi·165 syf.·
2023 10. kitabı
Öncelikle kitap aslında 165 sayfa. Gerisi eski türkçe alfabesi ile yazılı. Meşruiyetin ilanından sonra batı hayranlığı ile Fransız anayasası gibi avrupa nın sadece kendi Hristiyan kesime uygun bir anayasanın doğrudan değiştirilmeden Osmanlı da uygulanmasının yanlış olduğuna değiniyor. Sadece anayasa değil osmanlının yok oluşunu batı hayranlığı ile onun anayasa eğitim sistemine taklit duygusunda olduğunu savunuyor. Bir Müslüman olarak islam yasası ile kendi amacına göre usul geliştirilebilir.
BuhranlarımızSaid Halim Paşa · Kapı Yayınları · 202150 okunma

Yazar Hakkında

Said Halim PaşaYazar · 10 kitap
Sait Halim Paşa, 11 Haziran 1913 - 14 Şubat 1917 tarihleri arasında, fiili gücün İttihat ve Terakki ve özellikle de Talat Paşa - Enver Paşa - Cemal Paşa üçlüsü elinde olduğu bir dönemde sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.rnrn1863 yılında Kahirede doğmuştur. Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşanın dört oğlundan biri olan Mehmet Abdülhalim Paşanın oğludur. Sait Halim Paşa ilk ve orta tahsilini Kahirede özel olarak yapmış, Arapça, Farsça, İngilizce ve Fransızca öğrenmiştir. Daha sonra İsviçrede beş yıl siyasal bilgiler öğrenimi görmüştür.rnrn1888de Mîr-i Mîran rütbesi ile ve Mecîdî nişanı ile Şûra-yı Devlet (Danıştay) âzâsı olmuştur. Kendisine, 1889da II. ve 1892de I. rütbe Osmânî ve 1899da murassa Mecîdî nişanı, 1900de de Rumeli Beylerbeyi pâyesi verilmiştir. 1908de ise bulunduğu Şûrâ-yı Devlet âzâlığından kadro dışı bırakılmış, ancak aynı dönemde Belediye genel seçimlerinde Yeniköy belediye dairesi reisliğine tayin olunmuştur. Daha sonra ise Cemiyet-i Umumiye-i Belediye ikinci reisliği, 1908de de Âyân Meclisi âzâlığı yapmıştır. 23 Ocak 1912-23 Temmuz 1912 tarihlerinde Şura-yı Devlet reisliği de kendisine verilmiştir.rnrnSait Halim Paşa 1912de reislikten çekilmiştir. Bu sırada İttihat ve Terakki Cemiyetinin genel sekreterliğine seçilmiş, Mahmut Şevket Paşanın sadrazamlığı sırasında 1913de de 2. defa Şûrâ-yı Devlet reisliğine ve üç gün sonra Hariciye Nezaretine (Dışişleri Bakanlığına) atanmıştır. Mahmut Şevket Paşanın şehit edilmesinden sonra 1913de Sadrazamlığa (Başbakanlığa) ile getirilmiştir.rnrnSait Halim Paşa, 1913 Eylülünde, Bulgarlarla Edirnenin Osmanlı devletinde kalması ve Meriç nehri hudut olmak üzere sulh imzalanması hizmeti sebebi ile Padişah tarafından İmtiyaz Nişanı ile onurlandırılmıştır.rnSait Halim Paşanın mezarırnrnOsmanlı Devleti 1914 yılında tarafsızlığının ihlal edilmesi nedeni ile I. Dünya Savaşına katıldı. Bu süreçte Almanya sefiri Baron Wangenheim ile Yeniköyde Sait Halim Paşa Yalısında ittifak anlaşması imza edilmiştir. 1915te Hariciye Nazırlığından, 1917de Sadrazamlıktan çekilmiştir (yerine Talat Paşa geçmiştir).rnrn1919 Mart ayında harp ilanı sırasındaki bazı kabine azaları ve Sait Halim Paşa tutuklanmış, Paşa, diğer milletvekilleri ile beraber tahliye olunduktan sonra Romaya gitmiştir. 6 Aralık 1921de bir Salı günü akşamı araba ile evinin kapısına geldiği sırada Ermeni komitacısının silahlı saldırısına uğrayarak hayatını kaybetmiştir. Naşı İstanbula getirilmiş ve 30 Aralık 1921 günü Yeniköydeki yalısından alınarak büyük törenle II. Mahmut Türbesinin bahçesine defnedilmiştir.