Şu uğursuz hata, ülkenin mutluluğa kavuşabilmesi için sadece Avrupa kanun metinlerinin tercüme edilmesi ve bunların bizde kabul ve uygulaması bahanesiyle bazı değişikliğin yeterli olacağı hakkında bizde var olan kanaatimizdir. Mesela adalet sistemimizi iyileştirmek için Fransa'nın, yani bizim toplumsal yapımızla asla benzeşmeyen, köken ve kaynağıyla ruhsal durumu, âdet ve görenekleri, uygarlık ve kültür seviyesi pek uyuşmayan ve bundan dolayı ihtiyaçları çok fazla ve çeşitli bir toplumsal yapının adalet sistemini kabul ettik.
Fransa'nın adalet sistemi, yapısı ve mükemmelliğiyle bizi cezbetti ve bu, sistemin bizce kabulü için yeterli görüldü. Oysa hiç kimse bu sistemin, Fransa'ya hiçbir biçimde benzemeyen bizim gibi bir ülke için uygun olup olmayacağını düşünmedi. Dolayısıyla bu biçimde yürüttüğümüz adli islahatın da birçok yıllar çalışıldıktan sonra hiçbir şey olmadığı sonucuna varılmış olması asla şaşkınlık sebebi olamaz.