Markopaşa, meğer ne kadar büyük bir kuvvetmiş. Biz onlardan, onlar bizden korkuyor. Korku, dağları beklermiş, Şimdi matbaaları bekliyor. Hiçbir matbaa Markopaşayı basmıyor.
...
Ey, cılız bir kalemden dile gelen hakikat... Sen devleri korkutacak kadar mı korkunçsun?
Biz istiyoruz ki, bu memlekette yapılan her iş, üç beş kişinin çıkarına değil, bu toprakları dolduran milyonların yararına olsun. Herhangi bir karar alınırken, İzmir'deki ortak tüccar, İstanbul'daki ahbap milyoner değil, bu kararların altında beli bükülen, çoluk çocuk inleyen yığınlar göz önünde tutulsun.
"Kız okullarını oğlan okullarından ayıralım. Kız öğrencileri köy enstitülerine almayalım."(Sanki tarlada ve fabrikda da kadını erkekten ayırabilirlermiş gibi.)
"Ulûmudiniye okutalım da şu bozuk ahlâkımız düzelsin."(Sanki kendi ahlaklarında din ile düzelecek taraf kalmış gibi. )