Bizi başarıya ya da başarısızlığa götüren, bu duygusal tepkilerimizdir. Hal böyleyken anne-babaların çocuklarına renkleri, geometrik şekilleri, sayıları öğretmek konusundaki hırslarını; duygularını ifade etme, uygun duygusal tepkiler verme konusunda birazcık görebilseydik toplum olarak bulunduğumuz noktanın çok daha farklı olacağını düşünüyorum.
Sabahattin Ali'yi kahve eşliğinde Kürk Mantolu Madonna fotoğraflarından birazcık kurtarmak, onun çok sevdiği milleti için ne kadar zor şartlarda kalem oynattığını anlamak isteyenler için çok özel bir eser. Kitap iki bölüm diyebiliriz . Önce sanat/edebiyat alanında farklı gazetelerde yazdıkları, sonra Markopaşa gazetesindeki toplumsal/ siyasi yazıları her alıyor. Markopaşa haftalık çıkan mizahî bir "muhalefet" gazetesi. Ama ne gazete!.. "Marko Paşa" başlığının hemen altında, "Yazarları, polis nezaretine alınmadığı ve hapse girmediği zamanlarda çıkar." cümlesi çok anlam içeriyor. O'nun kalbine fikirlerine uzanan yazılarını okurken muhabbet eder gibi bir his bıraktı. Sabahattin Ali'yi romanlarından farklı olarak yer yer nüktedan üslubuyla okumak çok keyifli. Ve Sabahattin Ali daima güncel kalacak.