yasemin

yasemin
instagram.com/medya_pusulaa?i... Takip ederseniz sevinirim.
Şeytan Tangosu
Puan vermedi·328 syf.··
2026 12. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 14:15
László Krasznahorkai’nin Şeytan Tangosu adlı eserinde, yazarın alışık olduğumuz kıyamet atmosferi, melankoli ve yalnızlık temalarını açıkça görmek mümkündür. Nobel ödüllü yazarın en dikkat çekici özelliklerinden biri, anlatmak istediklerini doğrudan sunmak yerine daha kapalı ve sembolik bir dil aracılığıyla aktarmasıdır. Bu yönüyle Krasznahorkai, okurundan metne aktif bir şekilde katılmasını bekler; anlamı tek bir doğruda sunmak yerine yorum alanı bırakır. Yazarın uzun ve katmanlı cümle yapısı da bu romanda belirgin bir şekilde karşımıza çıkar. Bu anlatım biçimi, romanın kasvetli atmosferini güçlendirirken okuru da metnin ritmine uyum sağlamaya davet eder. Kitap boyunca dikkat çeken birçok unsur bulunsa da, en etkileyici noktalardan biri yazarın olayları ve karakterleri kesin yargılarla sunmak yerine, onların anlamını büyük ölçüde okuyucuya bırakmasıdır. Şeytan Tangosu, güneşli bir günde dahi okunsa, okura puslu ve karanlık bir havanın içinde ilerliyormuş hissi verebilen güçlü bir atmosfere sahiptir. Krasznahorkai’nin bu melankolik üslubunu kişisel olarak oldukça etkileyici buluyorum. Romanın taşıdığı hüzün ve karamsarlık, bende olumsuz bir duygu yaratmaktan ziyade derinlik hissi uyandırıyor. Bu nedenle, yoğun atmosferli, sembolik anlatımı seven ve okurdan aktif katılım bekleyen edebiyat eserlerine ilgi duyanlara Şeytan Tangosu’nu gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. László Krasznahorkai Şeytan Tangosu
Edebiyat
Şeytan TangosuLászló Krasznahorkai · Can Yayınları · 202398 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·192 syf.··
2026 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2026 13:33
Bu kitapta 4000 yıl önce Nippur kentinde yaşamış Sümerli Ludingirra’nın Sümer kültürünün ve dilinin unutulmaması için yazdığı tabletler yer almaktadır. Ludingirra o dönem ile ilgili inanışlarını, Tanrılarını , eğitimini, savaşlarını, hukuk ve adalet anlayışlarını o kadar sade ve akıcı bir dille yazmış ki okurken asla sıkılmıyorsunuz. Kendinizi 4000 yıl önce Nipur’ da yaşıyor gibi hissediyorsunuz.
Sumerli LudingirraMuazzez İlmiye Çığ · Kaynak Yayınları · 20191,055 okunma
https://www.instagram.com/medya_pusulaa?igsh=MWp3N24xMWRxNWQwYQ==
Puan vermedi·192 syf.··
2026 2. kitabı
Bekle Beni: Aşk, 68 ve Yarım Kalan Derinlik Zülfü Livaneli’nin Bekle Beni romanı, Leyla ve Selim’in romantik aşk hikâyesini 68 Kuşağı’nın siyasal atmosferiyle harmanlayarak anlatıyor. Roman, bireysel bir aşk öyküsünü toplumsal çalkantıların içine yerleştirme iddiası taşıyor. Ancak metin, yer yer bariz bir şekilde mesaj verme amacı güttüğü için edebi derinliğin önüne geçen bir anlatıma dönüşüyor. Kitabın başında Selim’in asi bir kişiliğe sahip olduğu belirtilmesine rağmen, bu özellik roman boyunca somut olaylarla yeterince desteklenmiyor. Karakter inşası anlatı düzeyinde kalıyor; okur Selim’in “asi” yanını görmekten çok, bu özelliğin söylendiğine tanıklık ediyor sadece. Bu da karakterin inandırıcılığını zayıflatıyor. Leyla ve Selim’in aşkı ise fazlasıyla romantikleştirilmiş. Olayların gelişimine baktığımızda, böylesine sert siyasal kırılmaların ve ağır bedellerin yaşandığı bir dönemde ilişkinin neredeyse hasarsız biçimde, ilk günkü yoğunluğuyla devam etmesi çok gerçekçi görünmüyor. Özellikle Selim’in hapse girmesine neden olan süreç ve siyasal olaylar yeterince detaylandırılmadığı için, 68 dönemine hâkim olmayan okurların zihninde soru işaretleri oluşabilir. Ayrıca Selim hapisteyken, Leyla’nın dışarıda yaşadığı acılara, zorluklara ve özleme daha fazla yer verilmesi romanın duygusal derinliğini artırabilirdi. Bu yönüyle anlatı, dramatik potansiyelini tam anlamıyla kullanamıyor. Romanın “Diktatörle Baş Başa” ve “Diktatörün Kâbus Vakti” bölümlerinde ise heyecanlanmıştım. Bu bölümlerde kitap sanki farklı bir noktaya evrilecek, gerçek ile rüya birbirine karışarak daha katmanlı ve sembolik bir anlatı kurulacak izlenimi veriyor. Anlatının yön değiştireceğine dair bir umut oluşuyor. Ancak bu beklenti maalesef karşılığını bulmuyor; metin yeniden ana akışına dönüyor ve
Edebiyat
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,4bin okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2025 8. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2025 23:41
Dün itibariyle yeni bir yazarla tanışmış bulunuyorum. Kendisi İsveçli bir yazar. Tom, polisiye türde yazılmış bir kitap. İntrigo serisinin ilk kitabıdır. Filme de uyarlanmış olup kitabın başında kitap ile film arasında farklılar olduğunu ve bunun bilerek yapıldığı yazar. Kitap oldukça akıcıdır, bir solukta okunuyor. Kitabı okuduktan sonra serinin diğer üç kitabını da okumak için merak uyandırıyor.
Edebiyat
TomHakan Nesser · İndie Roman · 201983 okunma