yasemin

yasemin
instagram.com/medya_pusulaa?i... Takip ederseniz sevinirim.

yasemin

, bir kitap okudu
Puan vermedi·192 syf.··
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2026 13:33
·
2026 3. kitabı
Muazzez İlmiye Çığ
8.7/10 · 1.054 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
https://www.instagram.com/medya_pusulaa?igsh=MWp3N24xMWRxNWQwYQ==
Puan vermedi·192 syf.··
2026 2. kitabı
Bekle Beni: Aşk, 68 ve Yarım Kalan Derinlik Zülfü Livaneli’nin Bekle Beni romanı, Leyla ve Selim’in romantik aşk hikâyesini 68 Kuşağı’nın siyasal atmosferiyle harmanlayarak anlatıyor. Roman, bireysel bir aşk öyküsünü toplumsal çalkantıların içine yerleştirme iddiası taşıyor. Ancak metin, yer yer bariz bir şekilde mesaj verme amacı güttüğü için edebi derinliğin önüne geçen bir anlatıma dönüşüyor. Kitabın başında Selim’in asi bir kişiliğe sahip olduğu belirtilmesine rağmen, bu özellik roman boyunca somut olaylarla yeterince desteklenmiyor. Karakter inşası anlatı düzeyinde kalıyor; okur Selim’in “asi” yanını görmekten çok, bu özelliğin söylendiğine tanıklık ediyor sadece. Bu da karakterin inandırıcılığını zayıflatıyor. Leyla ve Selim’in aşkı ise fazlasıyla romantikleştirilmiş. Olayların gelişimine baktığımızda, böylesine sert siyasal kırılmaların ve ağır bedellerin yaşandığı bir dönemde ilişkinin neredeyse hasarsız biçimde, ilk günkü yoğunluğuyla devam etmesi çok gerçekçi görünmüyor. Özellikle Selim’in hapse girmesine neden olan süreç ve siyasal olaylar yeterince detaylandırılmadığı için, 68 dönemine hâkim olmayan okurların zihninde soru işaretleri oluşabilir. Ayrıca Selim hapisteyken, Leyla’nın dışarıda yaşadığı acılara, zorluklara ve özleme daha fazla yer verilmesi romanın duygusal derinliğini artırabilirdi. Bu yönüyle anlatı, dramatik potansiyelini tam anlamıyla kullanamıyor. Romanın “Diktatörle Baş Başa” ve “Diktatörün Kâbus Vakti” bölümlerinde ise heyecanlanmıştım. Bu bölümlerde kitap sanki farklı bir noktaya evrilecek, gerçek ile rüya birbirine karışarak daha katmanlı ve sembolik bir anlatı kurulacak izlenimi veriyor. Anlatının yön değiştireceğine dair bir umut oluşuyor. Ancak bu beklenti maalesef karşılığını bulmuyor; metin yeniden ana akışına dönüyor ve
Edebiyat
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,3bin okunma
Bekle Beni kitap incelemem. Medya Pusula’da hem gündemi takip edip hem de kitap ve film incelemelerini okuyabilirsiniz. Takip ederseniz sevinirim. instagram.com/medya_pusulaa?i... Bekle Beni: Aşk, 68 ve Yarım Kalan Derinlik Zülfü Livaneli’nin Bekle Beni romanı, Leyla ve Selim’in romantik aşk hikâyesini 68 Kuşağı’nın siyasal atmosferiyle harmanlayarak anlatıyor. Roman, bireysel bir aşk öyküsünü toplumsal çalkantıların içine yerleştirme iddiası taşıyor. Ancak metin, yer yer bariz bir şekilde mesaj verme amacı güttüğü için edebi derinliğin önüne geçen bir anlatıma dönüşüyor. Kitabın başında Selim’in asi bir kişiliğe sahip olduğu belirtilmesine rağmen, bu özellik roman boyunca somut olaylarla yeterince desteklenmiyor. Karakter inşası anlatı düzeyinde kalıyor; okur Selim’in “asi” yanını görmekten çok, bu özelliğin söylendiğine tanıklık ediyor sadece. Bu da karakterin inandırıcılığını zayıflatıyor. Leyla ve Selim’in aşkı ise fazlasıyla romantikleştirilmiş. Olayların gelişimine baktığımızda, böylesine sert siyasal kırılmaların ve ağır bedellerin yaşandığı bir dönemde ilişkinin neredeyse hasarsız biçimde, ilk günkü yoğunluğuyla devam etmesi çok gerçekçi görünmüyor. Özellikle Selim’in hapse girmesine neden olan süreç ve siyasal olaylar yeterince detaylandırılmadığı için, 68 dönemine hâkim olmayan okurların zihninde soru işaretleri oluşabilir. Ayrıca Selim hapisteyken, Leyla’nın dışarıda yaşadığı acılara, zorluklara ve özleme daha fazla yer verilmesi romanın duygusal derinliğini artırabilirdi. Bu yönüyle anlatı, dramatik potansiyelini tam anlamıyla kullanamıyor. Romanın “Diktatörle Baş Başa” ve “Diktatörün Kâbus Vakti” bölümlerinde ise heyecanlanmıştım. Bu bölümlerde kitap sanki farklı bir noktaya evrilecek, gerçek ile rüya birbirine

yasemin

, bir kitap okudu
Puan vermedi·192 syf.··
2026 2. kitabı
Zülfü Livaneli
6.8/10 · 18,3bin okunma
Oscar Wilde’nin mektubundan
Kişinin kendi deneyimlerinden pişmanlık duyması, kendi gelişimini durdurması demektir. Kişinin kendi deneyimlerini inkar etmesi, kendi yaşamının dudaklarına bir yalan koymaktır. Bu, ruhun inkarından başka bir şey değildir.
Sayfa 134·Kitabı okudu