Sonbaharın Tutsağı

Sonbaharın Tutsağı
@ysn07
Oysa ben akşam olmuşum, yapraklarım dökülüyor usul usul, adım sonbahar.
Türkçe Öğretmeni
Lisans
Antalya
20 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı
Biliyor musun; bugün kurduğum cümlelerin çoğunun öznesi sendin, yüklemi ise özlemekti...
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Bu gece de sensiz...
İşte, bir gece daha sensiz doğdu içime. Gece de tıpkı ben gibi sessiz, tıpkı ben gibi sensiz. Sen varken gecenin sessizliğini nostalji şarkılarla bozardım. Çünkü her şarkıda sana ait bir şeyler saklıydı benim için. Şimdi dinlemeye korkuyorum o şarkıları. Artık melodilerini mırıldanmıyorum şarkıların. Seni sözlerinde arıyorum. Bu gece de fotoğrafına bakarak avunacağım. Gözlerin... Belki şu sonbahar hüznünü delip geçer diye umut ederek seyrettiğim gözlerin. İçinde kaybolmak istediğim, gizli bahçem, saklı limanım duman gözlerin. Ne var ki hüznüme hüzün kattılar yine. Bakmaya doyamadığım gözlerine bakmak artık içimi acıtıyor. Hayallerimi arardım hep onlara bakınca, hayaller kurardım. Sen gibi bakan bir kızımız olsun isterdim. Şimdi kurabildiğim tek hayal gittiğin yerde beni unutmaman. Biliyor musun, ellerim titriyor artık sana yazarken tıpkı giderken yüreğimin titrediği gibi. Beni unutursa korkusu sardı tüm benliğimi. Sen gittiğinden beri her gece daha da soğuk olmaya başladı. Sıcaklığını özlüyorum. Doğrusunu söylemek gerekirse bu özlemek değil muhtaç olmak, sıcaklığına muhtacım. Yine sensiz gözyaşlarımla ıslattığım yastığıma sarılıp hayalinle uyuyacağım. Artık her gece daha soğuk olacak ve ben her gece o yastığı yine gözyaşlarımla ıslatacağım...
Hoşça kal bile diyememek!
Bazen zorunlu ayrılıklar vardır. Ayrılacağını bile bile inatla sevmişsindir onu. Her şeye rağmen sevmişsindir. Bir sonbahar sabahı aynı günde dört mevsimi yaşatır sana aşk! Gidişini uzaktan çaresizce izlemek, birgün belki yine kavuşurum umudu, gözyaşı ve korku. Ona bir el bile sallayamadan uğurlamaktır aşk! Döktüğün gözyaşı yağmur damlalarıyla karışır. Kimse anlamaz ağladığını, kimse görmez gözyaşlarını. İçtiğin sigaranın dumanı yakar sanırsın gözlerini. Ama yakan duman değil ayrılığın, çaresizliğin acısıdır. Bir ömür boyu kavuşamayacağına muhtaç yaşayacak olmanın acısıdır. Bunu sen de bilirsin ama öyle olduğuna inandırırsın kendini. Tıpkı birgün yine kavuşacağının hayali gibi inandırırsın kendini. Sadece çaresizce bakarsın ardından. İçinde fırtınalar kopsa da susarsın. Aslında biliyorsundur bu gidişin asla dönüşü olmayacak, kavuşması mahşere kalacak. İşte, yine yaptı sonbaharlığını! Boşuna dememişler ayrılık mevsimidir sonbahar!
Yad Eller
Zor bu sefer Tam unutuyorken hapisten kaçtı keder Anlasam; Onda ne vardı da ben de yoktu? Dağılıyorum her gördüğümde daha beter. Bu sefer; Zindanları mumla arar oldum. Yad Eller yangın koca bir aşk alev aldı. Dert başa sardı. Yad eller aldı beni senden, Her dönüşün bir umut oluyor. Ah o kaçak sevişmeler ardından, Göz göze gelmeye korkar oldum. Kalsam bin beter, bi canım kal Yad eller aldı beni senden, Yad Eller yangın koca bir alev ateş aldı. Dert başa sardı. Yad eller aldı beni senden, Taşlara taşlara çaldı.
Müzik