Dino Buzatti’nin Tatar Çölü’nden sonra hayata bakışımı kökten değiştiren ikinci ve tamamlayıcı bir okuma oldu. Tolstoy’un doğa üstü anlatımını bütün benliğim ile okuduktan sonra Tolstoy’un derdinin aslında ölüm olmadığına hükmettim. Çünkü Tolstoy’a göre “Ölüm” kabul edilebilir evrensel bir gerçek. Tolstoy’a ve bana göre kabul edilemez olan; yapay ışıkların etrafında hapsolan sinekler gibi, hayatın yapay zevklerine esir olmamız. Diyelim ki güzel bir doğanın içinde sevdiklerinizle beraber piknik yapıyorsunuz. Ama siz kendinizi sosyal medyaya, ya da shorts videolarına gömmüşünüz, entafınızdaki güzellikleri yok etmişsiniz. Ya da o ayki kredi taksidini ödeyememe düşüncesi sizi sıkıyor. İşte bu gibi insan yanılgıları gerçekten kabul edilebilir değil. Her an yanıbaşımızda “Ölüm” gibi bir gerçek varken insanın kendisini hayattan bu kadar soyutlaştırması takdire şayan bir aptallıktır.