Yine yanılmadım ve bu kez gerçekten emin oldum. Neden mi? Bukowski ismini her yerde duyardım. Hafızamda esaslı bir yazar, bir düşünür olarak kodlamışım. Nereden denk geldiyse bu gün bu kitabıyla karşılaştım ve okuyayım dedim. İlk 15 sayfasını kusmadan okumayı başardım. Ama bu kadar yeter dedim. Ortada ne bir yazım sanatı, ne de bir felsefe var. Bir ayyaşın hastalıklı zihninden çıkan mide bulandırıcı saçmalıklar. Sonra düşündüm. Bu kadar berbat bir yazarın ismini niye her yerde duyuyordum ben? Çünkü toplum mühendisleri böyle istiyordu. Toplum mühendisleri, dünyanın % 80'ni, kalan % 20'sinin istekleri doğrultusunda şekillendirmekle görevlidir. Bu yolda kullandıkları en güçlü enstrümanların başında sanatçılar gelir. İşlerine gelen sanatçının veya sanat eserinin kalitesine bakmadan "best seller", "başyapıt" etiketleri ile toplumun zihnine çivi gibi çakmaya başlarlar. Bizim gibi zavallılar ise; "Yav herkesler okuyorsa, bir bok vardır bunda" diyerek ite kaka okumaya veya seyretmeye zorlarız kendimizi. Lütfen Kral Çıplaksa Kral Çıplak diye bağırın. Kitap demeye dilim varmıyor ama bu iğrenç kitabı ve yazarını hakkettiği yere lağım çukuruna yollayın. Toplum mühendislerinin oyununa gelmeyin.