Adı:
Taras Bulba
Baskı tarihi:
Ocak 2007
Sayfa sayısı:
158
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759991837
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Тарас Бульба
Çeviri:
Mehmet Çalışkan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Amfora Yayınları
Rus ulusunun direnme gücünün şaşılacak bir örneğidir Kazakların çoğalması; yıkımın ardından bağrından çıkmış bir kıvılcım gibidir. Artık eski toprak sistemi, ticaretle geçinen kasabalar, aralarında çatışan derebeyleri, onların sarayları, adamları, doğancıları, av köpekleri, hepsi gitti; onların yerine, birbirlerine, hepsinin maruz kaldıkları tehlike duygusu ve açgözlü din düşmanına besledikleri nefretle bağlı olan kaleli şehirler ve ordu yerleşmeleri ortaya çıktı. Avrupa'nın tümüyle yakıp yıkılması tehlikesini ortaya çıkaran akınlardan, yaptıkları vahşi savaşlarla onu nasıl kurtardıkları tarihe geçmiştir.
136 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
"Haksızlığın, saygısızlığın, kalleşliğin olmadığı; fabrika bacaları ve araba egzozlarından çıkan dumanların çocukları zehirlemediği, insanların betona tapmadığı, menfaatleri uğruna kimsenin birbirinin kuyusunu kazmadığı bir yerde yaşamalıydım. İnsan doğup insanlıktan utanacağıma belki de bir kuş olup göklerde uçmalıydım. Mesela... Bir serçe olmalıydım! O zaman da insanların çiğneyip sokağa tükürdüğü sakızı yem zannedip yemeye çalışırken ağzıma yapıştırır, ölürdüm. İnsanlar yine huzur vermezlerdi. Ya da bir yol bulup, alıp başımı gitmeliydim ta eski zamanlara. Atımı doludizgin sürüp, uçsuz bucaksız bozkırlarda dolaşmalıydım."

Şehir hayatı beni çok bunalttığında böyle şeyler düşünürüm hep. Tuhaf ama öyle işte. Karmaşanın, telaşın, kirliliğin bitmediği şehirlerde, gönlüm ovaların, engin dağların sadeliğini, güzelliğini arzular. Bende var olan bu duygulara Gogol'un müthiş tasvirleri de eklenince büyük bir coşkuyla ve keyifle okudum kitabı.

Bir an olsun beni şehrin gürültüsünden, ışıklarından uzaklaştırdığın, gündüzleri at koşturduğum bozkırın gecelerinde parlak yıldızları izlettirdiğin için teşekkürler Gogol.
140 syf.
Bir babanın, bir komutanın hayatı Taras Bulba Kazaklarin örf adet ve geleneklerine bağla cesur, yiğit bir savaşcı olduğu anlatıldığı kadar kazak toplumunda tanındığı gibi oğullarınında ayni hürmete laik olmasını sağlamak için onları savaş meydanında kanitlamalarini sağlamak adına oluşturmaya çalıştığı Savaş meydanini anlatılmış bulacaksiniz. Rusyanın nasil bu kadar büyük bir coğrafyaya yayılmasında kazaklarin ne derece katkı sağladığını anlatmaktadır. Ayrıca Kitapta aşırı derecede Milliyetçilik vurgunusunun aşılandığını hissettim.
228 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
#spoiler#
Taras Bulba bir dönem hikayesi ..yerinde duramayan kazak ların lehlere karsi savaşına şahit oluyoruz ..kazaklar oğullarını savaşta kahraman olsun diye yetistiriyorlarmis bunu anladim :) ama şunu bilememisler ki "aşk savaştan da kahramanlık destanlarından da kuvvetli bir fırtına "
Gogol tam bir halk gözlemcisi ,kelimeleri halk ağzıyla yazıyor ve zaman zaman gulumsetiyor :)kitabın 1966 basımını okudum 228 sayfaydi ve en büyük sürprizi "Bir mayıs gecesi "nin de aynı cilt içinde olmasıydı :) kısaca bir taşla iki Gogol hikayesi vurdum ...

Iyi okumalar .
136 syf.
·2 günde·8/10
Bir savaşı, bir ihaneti, bir aşkı, bir tükenişi, bir direnişi anlatan Gogol'un romanı. Gerçekten de etkileyici bir dille anlatılmış, savaşın tüm boyutları çok iyi işlenmiş diyebilirim. Dinler çatışması, din boğazlaşması, ırksal direniş üzerinden şekillenen roman bir solukta okunacak tarzda.
136 syf.
·Puan vermedi
Lise yıllarımda okumuştum. Rus Kültürünün ve Kazakların anlatıldığı bir dönem hikayesi. Taras Bulba'nın liderliğindeki savaşlarla ilgili bölümler uzun süre aklımdan çıkmamıştı. Daha sonra filmini de izledim.
180 syf.
Kazak ordusunun kahramanlıkları, güçleri, kararlılıkları ve bu yolda verdikleri kan... Milliyetçilik ve azimin altını basa basa çizen bir kitap. Kazak ve hristiyanların atalarına olan benzersiz hayranlığı. Taras Bulba adlı Kazağın bu davada kendi oğlunu bile gözden çıkaracağı kadar kararla yürümesi. Zevk ve sefalarından geri kalmayan fakat savaşmayı, ordularını, ülkesini ve dinini korumaktan çekinmeyen bir Kazak ordusu... Tüm bunlar ışığında kitabın verdiği öğretiler de göz ardı edilemez elbette, anlaşılır ve kahramanlık ağzıyla yazılmış bir eser. Yaşadığınız şu mekanik hayattan bir an olsun çıkıp bozkırın uçsuz bucaksız yollarında cesurca dolaşmak istiyorsanız bir okuyun derim.
136 syf.
·8/10
Kazakların ilginç savaş hikâyesi, aslında bir babanın çocuklarına ve ülkesine nasıl bağlı olduğunu anlatan bir hikâye... Yetiştiğin ülkenin gelenekleri, inancı, uğruna savaştıkları, ne yiyip ne içtiği çok önemli çünkü bunlar kişiyi yaşadığı toplumla bütünleştiren, kişi o ulusa mensup yapan şeylerdir. Yaşın kaç olursa olsun o ülke uğruna canını vermene neden olan şey budur. Gogol bunu Kazaklar üzerinden anlatmış, Kazakların Lehlerle savaşını, hem din ve inanç anlamında hem de ülkesinin adını ve yerini korumak adına verdiği mücadeleyi anlatmış. Türklerden bahsetmiş bu ilginç bir ayrıntı tarih sahnesinde başka gözlerden Türkleri görmek. Eserde Türk işi kama, tabanca ve bıçaklar kullanan bir Taras Bulba var. Yani bir Kazak. Türklerle bir o kadar savaşan ama bir o kadar da işçiliğini beğenip kullanan Kazaklar.
158 syf.
·3 günde
Taras Bulba, Ukraynalı bir Kazak. Şimdiki Ukrayna’yı bir düşünün ve orada bir zamanlar yaşamış olan Kazakların, geleneksel yaşamlarını, kültürlerini, dini inançlarını, savaşlarını, güçlü ve cesur karakterlerini konu edinen Gogol bu eserini okuyun.

Katoliklerle birleşmek istemeyen Ortodoks Kazakların, Lehlere karşı isyan edip savaşmaları merkezinde beslenerek, bir Kazak ailesinin mücadele hikayesini okuyoruz.

Dünya klasikleri, bir topluluğun kültürünü öğrenebileceğimiz en güzel kaynaklardan biri. Okumanızı tavsiye ederim.
136 syf.
·8/10
-İçerik Hakkında Henüz Okumamış Olanlar İçin Süprizi Bozacak Öğeler Bulunmaktadır!-
Eski savaş dönemini çok güzel bir şekilde anlatmış Gogol. Üstelik bir babanın iki oğlu arasındaki ilişkiyi ve o savaş ruhuyla babanın gözünü kırpmadan oğlunu öldürmesini gözler önüne seriyor. Acılı bir dille yazılmış, keşke daha uzun olsaydı diyeceğiniz bir kitap.
166 syf.
·7 günde·8/10
İhtiyar Taras'ın gelenek, milliyetçilik, din uğruna toprağa verdiği iki oğul. Andriy'e elleriyle kıyıyor, Ostap ise savaşta esir düştüğünden cellatın elinde kıyımını izliyor. Vasilyeviç Gogol, Kazaklar'ın sıradışı yaşantılarını sunuyor. Ortodoksluğa kökten bağlı olmaları, Rus milliyetçiliği taşımaları, üç ırka(Leh, Türk ve Tatar) nefret dolu bakışlarını anlatıyor.

Seç diye Kazakların asker yetiştirdiği mekanlarında başlayan savaş ortamı bir ağaca elleri çakılmış yanarak ölen ihtiyar Bulba ile son buluyor. Gogol bizlere din, milliyetçilik, gelenek uğruna kararan gözleri anlatmakla yetinmiyor. Oğluna karşı gözlerinde sevgi olması gerekirken ölüm çağrısının olduğu acı bir dünya resmediyor. Bu dünya böylesine acı ve anlamsız!
176 syf.
·7/10
Yazarımız gogolun vermek istediği mesajlar çok farklı olsa da; sarsılmaz, tartışılmaz, dogmatik milli ve dini duyguların bir adamı, bir aileyi hatta koca bir toplumu yok edişini görebilirsiniz bu kitapta.
136 syf.
"Yerde hareketsiz yatan bir kadın... Başının iki yanından inen örgülü saçları boynuna dökülüyordu. Yanındaki küçük bir çocuk, elleriyle annesinin pörsümüş göğüslerini tutmuş, ancak süt içemediği için öfkeyle ağlıyordu. Bitkinlikten onun da öleceği anlaşılıyordu... "

Evet bu satırları okurken benden nefret ettiniz evet ben de , alıntıyı yaptığım için kendimden nefret ettim , insanlıktan nefret ettim. Bu bir romandı, evet tarihi bir savaş romanıydı.
Ama şavaşlar hala devam ediyor. Keşke o lanet olası savaşlar romanlarda hapis olsaydı!
Keşke analar, çocuklar ağlamasaydı! Ama şu an dünyada analar ağlıyor, çaresizlikten yurtlarını terk etti, gurbet ellerde ağlıyor!
Göç ettikleri yerden, insan yerine konmadıkları için denizleri aşıp , "insan" yerine konulacaklarını düşündükleri başka bir yere , bir lastik botla gecenin kör karanlığında kucağında bebekleriyle ölüm yolculuğuna çıkarlar,
ve yıl 2016 , çocuklar yaralı ,ama hastaneleri bombalandığı için, acı çığlıklar atmaya devam ediyor!!!

Halbuki hiçbir ideoloji, bir çocuğun bir ananın tek gözyaşı damlasına değmez!

Gogol burada çok ciddi , yüreği tırnaklarıyla yırtan bir anlatım dili kullanmıştı. O bildiğim Gogol , mizahlı, dokundurmalı Gogol değildi...
Ana duası almak çok önemlidir. Hem denizde hem karada pek çok kötülükten korur insanı.
Nikolay Vasilyeviç Gogol
Sayfa 16 - Oda Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Taras Bulba
Baskı tarihi:
Ocak 2007
Sayfa sayısı:
158
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759991837
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Тарас Бульба
Çeviri:
Mehmet Çalışkan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Amfora Yayınları
Rus ulusunun direnme gücünün şaşılacak bir örneğidir Kazakların çoğalması; yıkımın ardından bağrından çıkmış bir kıvılcım gibidir. Artık eski toprak sistemi, ticaretle geçinen kasabalar, aralarında çatışan derebeyleri, onların sarayları, adamları, doğancıları, av köpekleri, hepsi gitti; onların yerine, birbirlerine, hepsinin maruz kaldıkları tehlike duygusu ve açgözlü din düşmanına besledikleri nefretle bağlı olan kaleli şehirler ve ordu yerleşmeleri ortaya çıktı. Avrupa'nın tümüyle yakıp yıkılması tehlikesini ortaya çıkaran akınlardan, yaptıkları vahşi savaşlarla onu nasıl kurtardıkları tarihe geçmiştir.

Kitabı okuyanlar 452 okur

  • Yaya Çimen
  • Ercan Erensayın
  • Derya Özkan Lengerli
  • h h
  • Yasemin Kapısız
  • Ayşe Karabacak
  • alper

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.7 (1)
9
%0
8
%0
7
%0.7 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0