Taras Bulba

Nikolay Gogol
Çevirmen:
Nur Nirven
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·180 syf.·
2019 4. kitabı
Kazak ordusunun kahramanlıkları, güçleri, kararlılıkları ve bu yolda verdikleri kan... Milliyetçilik ve azimin altını basa basa çizen bir kitap. Kazak ve hristiyanların atalarına olan benzersiz hayranlığı. Taras Bulba adlı Kazağın bu davada kendi oğlunu bile gözden çıkaracağı kadar kararla yürümesi. Zevk ve sefalarından geri kalmayan fakat savaşmayı, ordularını, ülkesini ve dinini korumaktan çekinmeyen bir Kazak ordusu... Tüm bunlar ışığında kitabın verdiği öğretiler de göz ardı edilemez elbette, anlaşılır ve kahramanlık ağzıyla yazılmış bir eser. Yaşadığınız şu mekanik hayattan bir an olsun çıkıp bozkırın uçsuz bucaksız yollarında cesurca dolaşmak istiyorsanız bir okuyun derim.
Edebiyat
Taras BulbaNikolay Gogol · Bordo Siyah Yayınları · 20052,192 okunma
7/10
·180 syf.··
2020 29. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2020 21:42
Merhaba sevgili okur, Taras Bulba bir savaş romanı. Kitap ismini baş kahramanından almıştır.Anti kahraman desek de olur.Kazakların kültürlerini, yaşam anlayışlarına, inançlarını, yönetim şekillerini, savaş azimlerini açıkça anlatıyor. Kitabın ilk yarısında bunlara oldukça fazla yer verdiği için biraz yavaş ilerledi ancak ikinci yarısı fazlasıyla sürükleyiciydi. Hikaye savaşın yanı sıra, bir tür sarı gelin hikayesini de içinde barındırıyor. Kitabın kapağı dinsel inanışlar ile ilgili olsa gerek. Kitabın içeriği ile ilgili çok daha güzel hazırlanabilirdi. * Savaş Kazakların hayatlarının en önemli olayı. Adeta sadece savaşmak için yaşayan Kazaklar onuruna ve gururuna çok düşkün. Rus milliyetçiliği ve Hristiyanlık güzellemesi kitaba hakim olan özelliklerdi. Bu sebeple okurken bir miktar rahatsız edici olabilir. * Türklerden, Tatarlardan, Müslümanlardan, Yahudilerden hatta Ortadoks olmayan Hıristiyanlardan bile nefret ediyorlar. Özetle Rus ve Ortadoks olmayan herkese karşılar. Türkleri ve Tatarları döveceğiz diyerek gidip Polonyalılarla savaşıyorlar. * 2009 yapımı filmini çok beğendim özellikle filmin müziklerine bayıldım. Kitaptaki tüm olaylara hemen hemen yer verilmiş. Hatta okurken hissettiklerimden daha derin duygularla izledim diyebilirim. * Bundan sonraki kısım okumayanlar için tat kaçıran bilgi içerir. Sadece kitabı okuyanlar ya da film izleyenler okusunlar lütfen. Uyguladıkları cezalar çok ilginç geldi bana ayrıca tütün olayı hakkında ne düşünüyorsunuz, bana biraz fazla ironik geldi. Düşüncelerinizi paylaşırsanız sevinirim.
Edebiyat
Taras BulbaNikolay Gogol · Bordo Siyah Yayınları · 20052,192 okunma
7/10
·177 syf.··
2024 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2024 17:15
Ömrü savaşlarla geçen Kazak Taras Bulba iki oğlunu çok iyi birer savaşçı olarak yetiştirip, savaştırır. Kazakların diğer uluslarla özellikle Leh’ lerle olan savaşlarını, insanların birbirlerine acımasızca, gözleri dönmüş şekilde yaptıkları işkenceleri konu eden bir roman. Çok sevmeden bir an önce bitsin diye okudum.
Taras BulbaNikolay Gogol · Bordo Siyah Yayınları · 20052,192 okunma
Puan vermedi·180 syf.·
2025 53. kitabı
Herkese merhaba. Gogol, severek okuduğum yazarlardan. Palto, Bir Delinin Hatıra Defteri, Ölü Canlar... Uzun bir aradan sonra da Taras Bulda'yı okumuş oldum. "XV. yüzyılda Avrupa'nın bu bölgesinde, yarı göçebe en zor hayat şartlarıyla bir yaşam sürmek kolay değildi. Moğol saldırıları karşısında Rus beyleri, halkı bırakıp kuzeye kaçmış, güneydeki köy ve kasabalar Moğol istilacılar tarafından yakılıp yıkılmıştı. Birçok yakını kılıçtan geçirilen ve sürekli aynı tehlikelerle burun buruna yaşayan bir inasanın sonunda katı yürekli bir insan olup çıkmasından daha doğal bir şey olamazdı." Taras Bulda'da onlardan biri sadece. Ömrü savaşlarda geçmiş Ortodoks Rusların Kazak liderlerinden. İki oğlu okuldan döner dönmez, Zaporojye'ye götürür. Onun için okumak önemli değildir. Önemli olan iyi bir asker ve komutan olmalarıdır. Zaporojye'ye götürürken de o düşünce vardır: "Bakın Taras Bulda'nın getirdiği oğulları ne yiğitlerdir." demeleri. Bulda'nın hayalleri ne kadar gerçekleşir bu savaş alanında bilinmez tabii. Ama Lehlerle olan mücadele hazin bir sonla sonlanır. Gogol, ülkenin en çalkantılı dönemlerini, acımasızca savaşa sürüklenen insanları, birbirlerine yaptıkları işkenceleri ve savaşı mizahi sivri diliyle destansı bir şekilde anlatmış. Ben çok beğendim. Mutlaka okumalısınız. Taras BulbaOkuyan kadinlar kulubu için okudum.
Edebiyat
Taras BulbaNikolay Gogol · Bordo Siyah Yayınları · 20052,192 okunma
Puan vermedi·180 syf.··
2020 3. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2020 00:38
Konu bir kazak komutanının savaşlarla geçen hayatıyla ele alınırken, aynı zamanda kazak yaşam biçimini kültürünü, dinlerine olan bağlılıklarını da görürüz Milliyetçilikleri hakkında bütün milletlerin en iyisi olduklarinin durmadan altını çizmişler. Okurken yaşadığımız mekanik hayattan bir an ayrılıp ılık bir bahar günü uçsuz bucaksız bozkırlarda dolaşır gibi hisseder insan. Okuduğum ikinci Gogol kitabı diline ve üslubuna birkez daha hayran kaldım. Daha fazla Gogol okumalıyım..
Taras BulbaNikolay Gogol · Bordo Siyah Yayınları · 20052,192 okunma
Puan vermedi·180 syf.··
2019 6. kitabı
Gogol'un destansı romanında Kazakların savaşçı ruhu anlatılmış. Savaşın acımasızlığı ve anlamsızlığını görüp bir kez daha tiksindim. Din ve hiçbirşey uğruna savaşan bir adamın oğullarını savaşa sürükleyişi ve çöküşünü okudum. Hayal meyal filminden hatırladığım Taras Bulba aklımda iyi bir kahraman gibi kalmış nedense. Kitabı okurken aslında ne kadar gaddar olduğunu görüp öfkelendim. Irkçı, yobaz ve ailesine karşı bile acımasız. Ama Gogol işte böyle bir yazar , bütün bu hisleri size olduğu gibi aktarabiliyor.
Taras BulbaNikolay Gogol · Bordo Siyah Yayınları · 20052,192 okunma
8/10
·180 syf.··
2019 27. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2019 22:04
Benim için Rus edebiyatında müstesna yeri olan Nikolay Gogol’un ilk eseri. Nikolay Gogol doğduğu toprakları anlatıyor bu eserinde. Ama bu bilinen Gogol üslubundan çok farklı şekilde karşımıza çıkıyor. Eserinde milletinin yaşamını, âdetlerini, diğer milletlere bakış açısını ustalıkla kaleme alıyor. Bu sayede eser didaktik bir nitelikte taşıyor. Eser, Taras Bulba adında bir Rus Kazak’ının, Lehler ile gerçekleşen savaşlarla hayatı geçen ve oğullarını bu savaşlarda kaybetmiş bir babanın, hikayesini bize anlatıyor. Ama bu anlatım sadece onun değil, tüm Rus Kazaklar’ının hayatının bir portresi olarak karşımıza çıkıyor.
Taras BulbaNikolay Gogol · Bordo Siyah Yayınları · 20052,192 okunma
Taras Bulba
Puan vermedi·180 syf.··
2025 17. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2025 08:46
Eser, Ortodoks Rusların Kazak liderlerinden olan Taras Bulba'nın savaşlarla geçen yaşamını ve iki oğlunu savaşta kaybedişini ve Lehlerle olan kavgalarını anlatmaktadır.
Taras BulbaNikolay Gogol · Bordo Siyah Yayınları · 20052,192 okunma
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2021 13. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2021 17:38
1647 yılı tuhaf bir yıldı. Yerde ve gökte çeşitli işaretler, muazzam büyüklükte olayların ve felaketlerin habercisiydi. Taras Bulba; Polonya-Litvanya'nın yanlış politikalarının yol açtığı savaşları, isyanları ve huzursuzluğu kurgusal bir karakter olan Taras Bulba aracılığıyla anlatan bir roman. Aslen "Mirgorod Öyküleri" kategorisinde bir hikaye olsa da sonrasında romanlaştırılmış, şahsen bu durumdan hoşnut oldum, zira karmaşık bir olayı hikaye olarak görmek kimseyi tatmin etmeyecekti diye düşünüyorum.  Kitap her ne kadar basit bir dille yazılmış olsa da okumadan önce "Ogniem i Mieczem" (Ateş ve Kılıçla) filmini izlemenizi tavsiye ederim. Kazak milletinin yaşantısını, giyim kuşamını, savaş stratejilerini detaylıca görebilir, hayal gücünüzü geliştirebilirsiniz. Ayrıca bu romanda da bahsedilen "Hmelnitski Ayaklanması" hakkında da bilgi sahibi olabilirsiniz. Gogol'ün roman olarak bu temayı kullanmasını hem Rusya'nın baskıcı ortamından kaçmak için geçmişin fikrine sığınmak, hem de alttan alttan Rus soylularını, bürokratlarını eleştirmek olarak buluyorum. Zira Hmelnitski Ayaklanması'nın lideri Bogdan Hmelnitski, bu olayı bir ülkeye değil, soylulara haddini bildirmek olarak nitelemiştir. Yani tesadüf olduğunu düşünmüyorum. Ayrıca kendisinin Kazak bir aileden geldiği tahmin edilmektedir. -- İncelemeye başlamadan önce iki şeyi belirtmek isterim: • Seç olarak adlandırılan şey Zaporojya Siçi'dir. Seç (aslında Siç) kitapta belirtildiği üzere Kazakların bağımsız bir ülkesi olması için çabalayan, askeri faaliyetleri bulunan bir örgüttür. Polonya'ya sadık bir örgüt olarak başlasalar da daha sonrasında Polonyalılar akdine sadık kalmayarak Ortodoksları aşağılamaya başlayınca faaliyetleri isyana dönmüştür. • Taras Bulba gerçek bir figür değil, Dubno şehri de kuşatılan bir şehir
Edebiyat
Taras BulbaNikolay Gogol · Can Yayınları · 20202,192 okunma
8/10
·136 syf.··
2017 263. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2017 12:51
Bir savaşı, bir ihaneti, bir aşkı, bir tükenişi, bir direnişi anlatan Gogol'un romanı. Gerçekten de etkileyici bir dille anlatılmış, savaşın tüm boyutları çok iyi işlenmiş diyebilirim. Dinler çatışması, din boğazlaşması, ırksal direniş üzerinden şekillenen roman bir solukta okunacak tarzda.
Taras BulbaNikolay Gogol · Everest Yayınları · 20112,192 okunma

Yazar Hakkında

Nikolay GogolYazar · 73 kitap
Nikolay Vasilyeviç Gogol (Rusça: Николай Васильевич Гоголь) (31 Mart 1809 - 4 Mart 1852), Ukrayna asıllı Rus roman ve oyun yazarı. En çok tanınan eserleri Palto, Bir Delinin Hatıra Defteri ve Ölü Canlar’dır. Gogol orta hâlli toprak sahibi bir ailenin çocuğu olarak Ukrayna’da Soroçinski köyünde dünyaya gelir. Gogol’ün çocukluğu köy hayatı ile ve yoğun Kazak kültürü etkisinde geçer. Bu hayatın etkisi ileride yazacağı eserlere de yansıyacaktır. Gogol, gençlik yıllarında şiir ve edebiyata ilgi duyar. 1828'de Petersburg’a gider. Orada memur olmayı ve bir şekilde geçinmeyi umar ancak işler umduğu gibi gitmez. Gogol, Petersburg’dan Almanya’ya gider ancak orada da parası bitene kadar kalabilir. Tekrar Petersburg’a dönüp iş arayan Gogol bu sefer çok düşük bir maaşla da olsa devlet memuru olarak çalışmaya başlar. Bu görevden de bir sene sonra ayrılır. 1809 yılında günümüz Ukrayna topraklarında yer alan Veliki Soroçintsi’de doğmuştur. Gogol, 1836’da Puşkin’in çıkardığı Sovremennik adlı dergide, yergili öykülerinin en neşelilerinden biri olan Araba’yı ve eğlenceli ve iğneleyici bir üslûpla yazılmış gerçeküstücü öyküsü Burun’u yayınlar. Yazar, yazı sanatında büyük ölçüde Puşkin’in etkisi altındadır. Öyle ki, onun eleştirileri ve telkinleri olmadan yazamayacağını düşünür. Yazarın Puşkin’le olan arkadaşlığı, onu aldığı acımasız eleştirilerden de koruyan en büyük güçtür. Gogol’un ilk ciddi ve dikkat çeken eserleri Ukrayna hayatı ile, halk deyişleri ile süslü halk hikâyeleridir. Gogol 1831 – 1832 yıllarında yazdığı bu hikâyeleri, Dilanka Yakınlarındaki Çiftlikte Akşam Toplantıları adlı kitapta toplar. Bu öyküler Rus edebiyat dünyasında Gogol’ün bir anda parlamasına yol açar. 1835 yılında Mirgorod ve Arabeski adlı eserlerini de yayımladı. Bu kitaplarında da halk hikâyeleri, özellikle Kazak geçmişi işlenmiştir. Hikâyelerinde günlük hayatı ve bayağı kişilikleri zaman zaman mizahi zaman zaman öfkeye varan bir şekilde yeriyordu. Eski Zaman Beyleri, Arabeski bu yergi kitaplarının ilkleridir. Arabeski kitabındaki hikâyelerinden biri olan Bir Delinin Hatıra Defteri bir memurun rutin hayatını ve işi yüzünden nasıl sıkıldığını anlatır. Hikayenin sonunda memur akıl hastanesine yatırılır. Portre adlı eseri ise dünyanın kötülüklerden kurtulamayacağı vurgusu ile sonlanır. Büyük komedisi Müfettiş adlı eseri ile bürokrasiyi alay derecesinde yeren Gogol, eserinin sahnelenmesi ile tüm şimşekleri üzerine çeker. Tepkiler yüzünden Rusya’dan ayrılmak zorunda kalır. Roma’da Puşkin’in tavsiyesi ile en büyük eseri olan Ölü Canlar’ı yazarken Puşkin’in öldüğü haberini alır. Bu haber onun için “Rusya’dan gelebilecek en kötü haber”dir. O zamana kadar Puşkin’i düşünmeden dikkate almadan hiçbir şey yazmayan Gogol için bu haber gerçekten bir yıkım olmuştur. Puşkin’in ölümünün yıkıcı etkisine karşın 1842 yılında iki önemli eseri olan Ölü Canlar’ın 1. cildi ve uzun hikâyesi Palto’yu bitirir ve yayınlar. Ölü Canlar dönemin Rusya’sının çürümüşlüğünü gerçekçi bir biçimde gözler önüne sererken Palto’da sıradan insanların yaşadıkları acılar, maruz kaldıkları haksızlıklar, ve yaşadıkları yoksulluk tüm gerçeklikleriyle, okuyucuyu sarsacak bir ustalıkla gözler önüne serilmektedir. Bu eser de dönemin en büyük eserlerinden biri olarak nitelendirilecektir. Rus edebiyatına sıradan insanların gerçekçi bir girişi olarak da nitelendirilebilir Palto. Öyle ki Dostoyevski hikâyeye hitaben “Hepimiz Gogol’ün Palto’sundan çıktık.” diyecektir. Ancak öykü yayınlaması ile soylu kesimin tepkisini tekrar Gogol üzerine çeker. Dönem aydınlar üzerinde büyük baskıların uygulandığı karanlık I.Nikola dönemidir. Gogol düzen savunucuları tarafından Rus insanını aşağılamakla onun kötü yönlerini göstermekle, halkına ihanetle suçlanır. Ancak onun yapmak istediği halkını aşağılamak değil onu bu hale sokan yozlaşmış düzeni tüm gerçekliği ile gözler önüne sermektir. Maruz kaldığı bu suçlamalar yazarın ruhsal sağlığına da ciddi zararlar vermiştir. Puşkin’in ölümünden sonra Gogol’ün popülaritesi daha da artar. Bu ilgi Gogol’da bir öncülük hissi yaratır ve kendine toplumu değiştirmek, insanlara yol göstermek gibi misyonlar edinir. Bu dönemde eski yaratıcılığını kaybettiği söylenebilir. Dine karşı ilgisi artar ve daha önce eleştirdiği kiliseyi dahi övmeye başlar. Bu davranış hayranlarının tepkisini çeker ancak o bu tepkilere dinsel yorumlar katar ve Tanrı’nın gönlünü almak için ona daha da yakınlaşır. 1848’de kutsal toprakları ziyaret etmek için Filistin'e gider. Moskova’ya geri dönen Gogol, orada Matvey Konstantinovski adlı gerici bir rahibin etkisi ile 1852 yılında Ölü Canlar romanının ikinci bölümünün el yazmalarını yakarak imha eder. Bu davranışından 10 gün sonra 42 yaşında Moskova’da ölür. Eserleri İki Soylu Kişinin Öyküsü Masallar Müfettiş Palto Ölü Canlar Burun Bir Delinin Hatıra Defteri Portre Eski Zaman Beyleri Taras Bulba Fayton Kumarbazlar Dava Evlenme Petersburg Hikayeleri Dikanka Yakınlarındaki Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları