Adı:
Taras Bulba
Baskı tarihi:
18 Ekim 2017
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750718892
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Taras Bulba
Taras Bulba
Taras Bulba
Taras Bulba
Taras Bulba
Taras Bulba
Ölü Canlar, Bir Delinin Güncesi, Palto ve Müfettiş, "Rus edebiyatının babası" olarak kabul edilen Nikolay Vasilyeviç Gogol’ün başyapıtlarındandır; ama Taras Bulba’nın bu büyük ustanın yapıtları arasında çok farklı ve özel bir yeri vardır.Güçlü ve yiğit Taras Bulba önderliğindeki Kazakların Polonyalılara karşı isyanını ve Taras Bulba’nın iki oğlunun yargılanışını konu edinen bu tarihsel öykü, Ukrayna’nın Kazak gelenekleri ve zengin halk kültürüyle beslenerek yetişen Gogol’ün, Ukrayna şarkılarının sevinç ve hüznüne duyduğu derin sevginin, Kazakların geçmişine duyduğu bağlılığın ürünüdür. 1835 yılında yayınlanan Mirgorod Öyküleri arasında yer alan Taras Bulba, aynı zamanda yazarın 19. yüzyıl Rusya’sının baskıcı ortamından geçmişe sığınışının bir ifadesidir. Nitekim, bu destansı öykünün kahramanı, Gogol’ün o çok iyi tanıdığımız bürokratlarından, delilerinden ve sahtekârlarından çok farklı bir karakterdir.
"Haksızlığın, saygısızlığın, kalleşliğin olmadığı; fabrika bacaları ve araba egzozlarından çıkan dumanların çocukları zehirlemediği, insanların betona tapmadığı, menfaatleri uğruna kimsenin birbirinin kuyusunu kazmadığı bir yerde yaşamalıydım. İnsan doğup insanlıktan utanacağıma belki de bir kuş olup göklerde uçmalıydım. Mesela... Bir serçe olmalıydım! O zaman da insanların çiğneyip sokağa tükürdüğü sakızı yem zannedip yemeye çalışırken ağzıma yapıştırır, ölürdüm. İnsanlar yine huzur vermezlerdi. Ya da bir yol bulup, alıp başımı gitmeliydim ta eski zamanlara. Atımı doludizgin sürüp, uçsuz bucaksız bozkırlarda dolaşmalıydım."

Şehir hayatı beni çok bunalttığında böyle şeyler düşünürüm hep. Tuhaf ama öyle işte. Karmaşanın, telaşın, kirliliğin bitmediği şehirlerde, gönlüm ovaların, engin dağların sadeliğini, güzelliğini arzular. Bende var olan bu duygulara Gogol'un müthiş tasvirleri de eklenince büyük bir coşkuyla ve keyifle okudum kitabı.

Bir an olsun beni şehrin gürültüsünden, ışıklarından uzaklaştırdığın, gündüzleri at koşturduğum bozkırın gecelerinde parlak yıldızları izlettirdiğin için teşekkürler Gogol.
#spoiler#
Taras Bulba bir dönem hikayesi ..yerinde duramayan kazak ların lehlere karsi savaşına şahit oluyoruz ..kazaklar oğullarını savaşta kahraman olsun diye yetistiriyorlarmis bunu anladim :) ama şunu bilememisler ki "aşk savaştan da kahramanlık destanlarından da kuvvetli bir fırtına "
Gogol tam bir halk gözlemcisi ,kelimeleri halk ağzıyla yazıyor ve zaman zaman gulumsetiyor :)kitabın 1966 basımını okudum 228 sayfaydi ve en büyük sürprizi "Bir mayıs gecesi "nin de aynı cilt içinde olmasıydı :) kısaca bir taşla iki Gogol hikayesi vurdum ...

Iyi okumalar .
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.521 Oy)8.806 beğeni28.602 okunma844 alıntı139.141 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.259 Oy)19.007 beğeni43.228 okunma2.973 alıntı182.316 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.450 Oy)7.851 beğeni21.312 okunma3.962 alıntı128.793 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.871 Oy)8.823 beğeni26.256 okunma2.647 alıntı114.246 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.640 Oy)5.744 beğeni19.595 okunma835 alıntı100.753 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.244 Oy)9.212 beğeni25.508 okunma1.780 alıntı118.200 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.681 Oy)13.373 beğeni34.421 okunma3.382 alıntı145.560 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.426 Oy)8.000 beğeni22.695 okunma825 alıntı89.362 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.991 Oy)6.336 beğeni16.751 okunma2.880 alıntı85.790 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (4.398 Oy)3.902 beğeni12.922 okunma1.182 alıntı52.708 gösterim
Bir savaşı, bir ihaneti, bir aşkı, bir tükenişi, bir direnişi anlatan Gogol'un romanı. Gerçekten de etkileyici bir dille anlatılmış, savaşın tüm boyutları çok iyi işlenmiş diyebilirim. Dinler çatışması, din boğazlaşması, ırksal direniş üzerinden şekillenen roman bir solukta okunacak tarzda.
Lise yıllarımda okumuştum. Rus Kültürünün ve Kazakların anlatıldığı bir dönem hikayesi. Taras Bulba'nın liderliğindeki savaşlarla ilgili bölümler uzun süre aklımdan çıkmamıştı. Daha sonra filmini de izledim.
Bir babanın, bir komutanın hayatı Taras Bulba Kazaklarin örf adet ve geleneklerine bağla cesur, yiğit bir savaşcı olduğu anlatıldığı kadar kazak toplumunda tanındığı gibi oğullarınında ayni hürmete laik olmasını sağlamak için onları savaş meydanında kanitlamalarini sağlamak adına oluşturmaya çalıştığı Savaş meydanini anlatılmış bulacaksiniz. Rusyanın nasil bu kadar büyük bir coğrafyaya yayılmasında kazaklarin ne derece katkı sağladığını anlatmaktadır. Ayrıca Kitapta aşırı derecede Milliyetçilik vurgunusunun aşılandığını hissettim.
Kazakların ilginç savaş hikâyesi, aslında bir babanın çocuklarına ve ülkesine nasıl bağlı olduğunu anlatan bir hikâye... Yetiştiğin ülkenin gelenekleri, inancı, uğruna savaştıkları, ne yiyip ne içtiği çok önemli çünkü bunlar kişiyi yaşadığı toplumla bütünleştiren, kişi o ulusa mensup yapan şeylerdir. Yaşın kaç olursa olsun o ülke uğruna canını vermene neden olan şey budur. Gogol bunu Kazaklar üzerinden anlatmış, Kazakların Lehlerle savaşını, hem din ve inanç anlamında hem de ülkesinin adını ve yerini korumak adına verdiği mücadeleyi anlatmış. Türklerden bahsetmiş bu ilginç bir ayrıntı tarih sahnesinde başka gözlerden Türkleri görmek. Eserde Türk işi kama, tabanca ve bıçaklar kullanan bir Taras Bulba var. Yani bir Kazak. Türklerle bir o kadar savaşan ama bir o kadar da işçiliğini beğenip kullanan Kazaklar.
Taras Bulba, Ukraynalı bir Kazak. Şimdiki Ukrayna’yı bir düşünün ve orada bir zamanlar yaşamış olan Kazakların, geleneksel yaşamlarını, kültürlerini, dini inançlarını, savaşlarını, güçlü ve cesur karakterlerini konu edinen Gogol bu eserini okuyun.

Katoliklerle birleşmek istemeyen Ortodoks Kazakların, Lehlere karşı isyan edip savaşmaları merkezinde beslenerek, bir Kazak ailesinin mücadele hikayesini okuyoruz.

Dünya klasikleri, bir topluluğun kültürünü öğrenebileceğimiz en güzel kaynaklardan biri. Okumanızı tavsiye ederim.
Eski savaş dönemini çok güzel bir şekilde anlatmış Gogol. Üstelik bir babanın iki oğlu arasındaki ilişkiyi ve o savaş ruhuyla babanın gözünü kırpmadan oğlunu öldürmesini gözler önüne seriyor. Keşke daha uzun olsaydı diyeceğiniz bir kitap. Acılı bir dille yazılmış.
İhtiyar Taras'ın gelenek, milliyetçilik, din uğruna toprağa verdiği iki oğul. Andriy'e elleriyle kıyıyor, Ostap ise savaşta esir düştüğünden cellatın elinde kıyımını izliyor. Vasilyeviç Gogol, Kazaklar'ın sıradışı yaşantılarını sunuyor. Ortodoksluğa kökten bağlı olmaları, Rus milliyetçiliği taşımaları, üç ırka(Leh, Türk ve Tatar) nefret dolu bakışlarını anlatıyor.

Seç diye Kazakların asker yetiştirdiği mekanlarında başlayan savaş ortamı bir ağaca elleri çakılmış yanarak ölen ihtiyar Bulba ile son buluyor. Gogol bizlere din, milliyetçilik, gelenek uğruna kararan gözleri anlatmakla yetinmiyor. Oğluna karşı gözlerinde sevgi olması gerekirken ölüm çağrısının olduğu acı bir dünya resmediyor. Bu dünya böylesine acı ve anlamsız!
"Yerde hareketsiz yatan bir kadın... Başının iki yanından inen örgülü saçları boynuna dökülüyordu. Yanındaki küçük bir çocuk, elleriyle annesinin pörsümüş göğüslerini tutmuş, ancak süt içemediği için öfkeyle ağlıyordu. Bitkinlikten onun da öleceği anlaşılıyordu... "

Evet bu satırları okurken benden nefret ettiniz evet ben de , alıntıyı yaptığım için kendimden nefret ettim , insanlıktan nefret ettim. Bu bir romandı, evet tarihi bir savaş romanıydı.
Ama şavaşlar hala devam ediyor. Keşke o lanet olası savaşlar romanlarda hapis olsaydı!
Keşke analar, çocuklar ağlamasaydı! Ama şu an dünyada analar ağlıyor, çaresizlikten yurtlarını terk etti, gurbet ellerde ağlıyor!
Göç ettikleri yerden, insan yerine konmadıkları için denizleri aşıp , "insan" yerine konulacaklarını düşündükleri başka bir yere , bir lastik botla gecenin kör karanlığında kucağında bebekleriyle ölüm yolculuğuna çıkarlar,
ve yıl 2016 , çocuklar yaralı ,ama hastaneleri bombalandığı için, acı çığlıklar atmaya devam ediyor!!!

Halbuki hiçbir ideoloji, bir çocuğun bir ananın tek gözyaşı damlasına değmez!

Gogol burada çok ciddi , yüreği tırnaklarıyla yırtan bir anlatım dili kullanmıştı. O bildiğim Gogol , mizahlı, dokundurmalı Gogol değildi...
Dinine,kültürüne ve ırkına sımsıkı bağlı, acımasız, yüreği intikam duygularıyla kaplı Taras'ın, oğullarını birer savaşçı olarak yetiştirmek istemesiyle başlıyor hikaye. Oğullarının savaş tecrübesi kazanabilmeleri için savaş çığırtkanlığı yapan Taras başarılı oluyor ve bir dizi savaşın fitilini ateşliyor. Sonrası acı, kan, gözyaşı,işkence... Tüm bunların arasında insanı yüreğiyle soyu arasında ikileme sokan bir aşk, ihanet ve ölümle sonlanıyor. Son anlarında bile ordusunu kurtarmayı düşünen Taras'ın gülümser bir şekilde ölümüyle, gurur ve intikam duygularıyla örülü hikaye hazin bir şekilde son buluyor.
İnceden yermenin yazarı Gogol bu eserinde alaycı iğnelemelere yer vermese de bana göre eserin derinininde savaşa ve faşizme karşı bir duruş yatıyor.Ana mesajı doğrudan vermek yerine perde arasından sezdiren Gogol, böylelikle zihinde güzel bir tat ve sorular bırakmayı başarıyor. Ve bunlarla okuruna kendini sorgulatıyor.Bu yüzden Gogol Rus edebiyatının öncüsü ve seviliyor. Gogol
bu kitabında Kazakların geleneklerine ve inançlarına olan bağlılığını, soy bağı-gönül bağı ilişkisini irdelememiz için önümüze koyuyor. Alttan alta da diyor ki dünyadaki savaş ve kaoslar Yahudilere yarar;onlar gümüş kakmalı kılıçlar sattıkları gibi bilgi satar, fitne satar;onlar ticaret erbabıdır... Satarlar...
Kan ve gözyaşının değil, sevginin sel olup aktığı;kulaklarımızda çığlıkların değil şen cıvıltıların çınladığı bir dünya için okuyalım, malum mürekkebin akmadığı yerde kan akıyor... Sözlerimi burda sonlandırırken Taras'ın askerleri gibi kalemleri ve kitapları havaya kaldırıp "ben de varım" demenizi bekliyorum.. :)
Saygılar...
Oldukça akıcı bir klasiği daha bitirmiş bulunuyorum. Hayatı at sırtında savaşlarda geçen, fazlasıyla milliyetçi ve aşırı şekilde Ortodoks Hristiyanlık savunucusu bir profil çizen Taras Bulba için varsa yoksa Ortodoksluğu ve Kazaklığı yüceltmek ülküsü var. Savaşsız duramıyor adeta. Konusunuda, temposunuda, büyük yazar Gogol'un yazım tekniğinide fazlasıyla beğendiğimi söylemeyelim.
Ana duası almak çok önemlidir. Hem denizde hem karada pek çok kötülükten korur insanı.
Nikolay Vasilyeviç Gogol
Sayfa 16 - Oda Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Taras Bulba
Baskı tarihi:
18 Ekim 2017
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750718892
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Taras Bulba
Taras Bulba
Taras Bulba
Taras Bulba
Taras Bulba
Taras Bulba
Ölü Canlar, Bir Delinin Güncesi, Palto ve Müfettiş, "Rus edebiyatının babası" olarak kabul edilen Nikolay Vasilyeviç Gogol’ün başyapıtlarındandır; ama Taras Bulba’nın bu büyük ustanın yapıtları arasında çok farklı ve özel bir yeri vardır.Güçlü ve yiğit Taras Bulba önderliğindeki Kazakların Polonyalılara karşı isyanını ve Taras Bulba’nın iki oğlunun yargılanışını konu edinen bu tarihsel öykü, Ukrayna’nın Kazak gelenekleri ve zengin halk kültürüyle beslenerek yetişen Gogol’ün, Ukrayna şarkılarının sevinç ve hüznüne duyduğu derin sevginin, Kazakların geçmişine duyduğu bağlılığın ürünüdür. 1835 yılında yayınlanan Mirgorod Öyküleri arasında yer alan Taras Bulba, aynı zamanda yazarın 19. yüzyıl Rusya’sının baskıcı ortamından geçmişe sığınışının bir ifadesidir. Nitekim, bu destansı öykünün kahramanı, Gogol’ün o çok iyi tanıdığımız bürokratlarından, delilerinden ve sahtekârlarından çok farklı bir karakterdir.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0