7,6/10  (43 Oy) · 
122 okunma  · 
33 beğeni  · 
1.304 gösterim
Özünde bir başkaldırının destanı olan Taras Bulba, Rus edebiyatının öncülerinden Nikolay Vasilyeviç Gogol'ün sıradışı eserlerinden biri. Gözüpek savaşçı Taras Bulba ile oğullarının Kazak Ordusu'ndaki yiğitliklerini ele alan bu roman, Gogol'ün edebiyatını anlamak için önemli ipuçları içeriyor.

Yalnızca "can verip şan almak" için yaşayan Kazakların hem Türkler, Tatarlar, Lehler gibi diğer etnik gruplarla hem de birbirleriyle giriştikleri şiddetli çatışmaları anlatıyor Taras Bulba. Rus edebiyatının babası Gogol, diğer eserlerindeki şiirselliği koruyarak, ama bir savaş epiğine uygun bir anlatımla işliyor eserini.

Gogol'ün Kazak kültürüne duyduğu sevgi ve özlemin bir ürünü olarak görülebilecek olan Taraş Bulba, Rus edebiyatının olduğu kadar dünya edebiyatının da başyapıtlarından biri.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2011
  • Sayfa Sayısı:
    136
  • ISBN:
    9789752898592
  • Çeviri:
    Mehmet Özgül
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
İsmail Altunbüker 
 18 Ağu 17:22 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Taras Bulba
Nikolay Vasilyeviç Gogol'un yazdığı, ilk yayın tarihi 1835'de tam 136 sayfa tarihi bir eser.

Kitabın iyi yönleri, hem tarihi yönü ile hemde aşk konusu ile kendine çeken bir eser. Akıcı ve sade dili olan bu eser, hem kısa, hemde kolay okunuyor.

Kitabın kötü yönü ise hiç istenilmeyen bir acımasızlıkla bitmesidir. Bir babanın evladına yapacağı en son şeyi yapması diye bilirim.

Kitabın konusuna gelirsek, Savaşçı, korkusuz ve gözü pek kazakların hayatını anlatıyor. Polonyalıların onları savaşta yardıma çağıma bahanesiyle, bütün kazakları öldürmeye kalkıyor, Polonya Kralı. Bundan paçasını kurtaran büyük ve acımasız komutan Taras Bulba, bu olanların öcünü alacaktır. Herkesi dağıtan Taras Bulba savaş günü gelene kadar, oğullarını yetiştirir. Tam savaşa hazır olmaları için, sadece dövüşmek, ata binmek, kılıç kullanmak ve silah tutmak yetmiyordur.Oğullarını yeni açılan Polaonya manastırına gönderir. Artık hiç bir şey eskisi gibi olmaz.

Sonuç Kitap yine çok şey kattı, anlayabilene yani bilinçli okuyana diyelim. Aslında kazaklar, biz Türk'ler den bir farkı yok. Onlarda acımasız, gözü pek, korkusuz ama savaş yerinde acımasızlar. Bir karış toprak uğruna, acımasızca kan döküyoruz. Aslında tüm bu olanların nedeni, temeli hep ırkçılıktan oluyor. Allah bizleri ne renklerimizle ayırıyor, nede ırklarımız ile ilgileniyor. Biz insanoğlu arasında iyi veya kötü haricin de Allah ayırmıyor da biz insan oğlu kendimize bir alan çiziyoruz, bayrak dikiyoruz, ırk tayin ediyoruz.Diğer insanları ötekileştiriyoruz. Ne saçmadır toprak mal için savaşmaktır, buda yetmezmiş gibi Allah'a ait olan yerleri toprakları kutsallaştırıyoruz. Oysa Allah bizden savaş konusunda istediği tek şey // Baskı ve şiddet kalmayıncaya ve din tamamen Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse, şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını hakkıyla görendir. ENFAL Suresi 39. ayet esas olan bu dur. Fakat insanlar bir karış toprak için, yani mal için, rahatı bozulmasın için savaşıyor.Bu uğurda evladını bile öldürüyor. Buda yetmiyor Allah için savaştığı ve şehit olduğunu söylüyor. Ayet bu konuda böyle emretmiyor. İnsan gerçekte Allah'ın adını ne çok kullanıyor kendi çıkarları için.Gerçekte hiç kimse Allah'ın dediğine uymuyor maalesef. Bu olayın gerçek yüzü bir de kitapta Taras Bulba bir avuç toprak için, kin için, nefret için kendi oğlunu öldürüyor. Oğlunun saadetine engel oluyor. Neden bunu yapıyor, kadınlar sevilmeye ayıktır ama, aması var onlar Polonyalı. Belki lider olamak için kalpsiz olamak lazım. Hani insanlığımız nerede o zaman çok Yazık. Bir lider, acımasız bir katil olamaktan ise İnsan olamak en iyisi. Gerekten ben dersimi aldım, darısı sizin başınıza. Yurtta Sulh, Cihanda Sulh. Barış, kardeşlik, sevgi ve saygı tüm insanlığa olmalı. İyi ve kötü ayrımın dan başka yer yüzünde ayrım olmasın dileğim bu. Okuyan ve okuyacak olan herkes keyifli okumalar diliyorum. En güzel, en tatlı kitaplar sizlerin olsun Türkiye.

Ebru Ince 
21 Nis 23:02 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

#spoiler#
Taras Bulba bir dönem hikayesi ..yerinde duramayan kazak ların lehlere karsi savaşına şahit oluyoruz ..kazaklar oğullarını savaşta kahraman olsun diye yetistiriyorlarmis bunu anladim :) ama şunu bilememisler ki "aşk savaştan da kahramanlık destanlarından da kuvvetli bir fırtına "
Gogol tam bir halk gözlemcisi ,kelimeleri halk ağzıyla yazıyor ve zaman zaman gulumsetiyor :)kitabın 1966 basımını okudum 228 sayfaydi ve en büyük sürprizi "Bir mayıs gecesi "nin de aynı cilt içinde olmasıydı :) kısaca bir taşla iki Gogol hikayesi vurdum ...

Iyi okumalar .

Güler Bilkay Aygün 
02 Haz 15:40 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Lise yıllarımda okumuştum. Rus Kültürünün ve Kazakların anlatıldığı bir dönem hikayesi. Taras Bulba'nın liderliğindeki savaşlarla ilgili bölümler uzun süre aklımdan çıkmamıştı. Daha sonra filmini de izledim.

Sevgi Tayhan 
02 Tem 14:01 · 8/10 puan

Kazakların ilginç savaş hikâyesi, aslında bir babanın çocuklarına ve ülkesine nasıl bağlı olduğunu anlatan bir hikâye... Yetiştiğin ülkenin gelenekleri, inancı, uğruna savaştıkları, ne yiyip ne içtiği çok önemli çünkü bunlar kişiyi yaşadığı toplumla bütünleştiren, kişi o ulusa mensup yapan şeylerdir. Yaşın kaç olursa olsun o ülke uğruna canını vermene neden olan şey budur. Gogol bunu Kazaklar üzerinden anlatmış, Kazakların Lehlerle savaşını, hem din ve inanç anlamında hem de ülkesinin adını ve yerini korumak adına verdiği mücadeleyi anlatmış. Türklerden bahsetmiş bu ilginç bir ayrıntı tarih sahnesinde başka gözlerden Türkleri görmek. Eserde Türk işi kama, tabanca ve bıçaklar kullanan bir Taras Bulba var. Yani bir Kazak. Türklerle bir o kadar savaşan ama bir o kadar da işçiliğini beğenip kullanan Kazaklar.

Özlem Ekici 
21 Mar 15:52 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Eski savaş dönemini çok güzel bir şekilde anlatmış Gogol. Üstelik bir babanın iki oğlu arasındaki ilişkiyi ve o savaş ruhuyla babanın gözünü kırpmadan oğlunu öldürmesini gözler önüne seriyor. Keşke daha uzun olsaydı diyeceğiniz bir kitap. Acılı bir dille yazılmış.

"Yerde hareketsiz yatan bir kadın... Başının iki yanından inen örgülü saçları boynuna dökülüyordu. Yanındaki küçük bir çocuk, elleriyle annesinin pörsümüş göğüslerini tutmuş, ancak süt içemediği için öfkeyle ağlıyordu. Bitkinlikten onun da öleceği anlaşılıyordu... "

Evet bu satırları okurken benden nefret ettiniz evet ben de , alıntıyı yaptığım için kendimden nefret ettim , insanlıktan nefret ettim. Bu bir romandı, evet tarihi bir savaş romanıydı.
Ama şavaşlar hala devam ediyor. Keşke o lanet olası savaşlar romanlarda hapis olsaydı!
Keşke analar, çocuklar ağlamasaydı! Ama şu an dünyada analar ağlıyor, çaresizlikten yurtlarını terk etti, gurbet ellerde ağlıyor!
Göç ettikleri yerden, insan yerine konmadıkları için denizleri aşıp , "insan" yerine konulacaklarını düşündükleri başka bir yere , bir lastik botla gecenin kör karanlığında kucağında bebekleriyle ölüm yolculuğuna çıkarlar,
ve yıl 2016 , çocuklar yaralı ,ama hastaneleri bombalandığı için, acı çığlıklar atmaya devam ediyor!!!

Halbuki hiçbir ideoloji, bir çocuğun bir ananın tek gözyaşı damlasına değmez!

Gogol burada çok ciddi , yüreği tırnaklarıyla yırtan bir anlatım dili kullanmıştı. O bildiğim Gogol , mizahlı, dokundurmalı Gogol değildi...

uğur öztürk 
15 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Eski savas dönemini çok güzel dille anlatmış biraz daha uzun olsaydı süper olurdu savaşan insanların zalimliği akla hayale gelmez işkenceleri bir babanın savaşdan başka birşey düşünmemesi ve oğlunu gözünü kırpmadan öldürmesi o duyguyu vermesi gerçekten etkileyiciydi...

abdülmecid barış 
 26 May 19:42 · Kitabı okudu · Puan vermedi

kazak ve rus kültürünü güzel bir şekilde anlatmış
kazakların hem ahlaken hemde maddi yönden temizlikleri imrenirken

kazak kültürünün kahramanlık larını
destansı bir şekilde anlatan eser

Ümit güder 
22 Ara 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 6/10 puan

Bir baba iki oğul arasında ki ilişkiler üzerinden zamanın tarihini de anlatıyor

Kitaptan 10 Alıntı

Ebru Hacıalioğlu 
16 Eki 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

"Birçok yakını kılıçtan geçirilen ve sürekli aynı tehlikelerle burun buruna yaşayan bir insanın sonunda katı yürekli bir insan olup çıkmasında daha doğal bir şey olamazdı."

Taras Bulba, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 12)Taras Bulba, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 12)
Ebru Ince 
21 Nis 00:32 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Ostap....
Yarın akıl ermez bir sırdır ..Gelecek insanın önüne kefeni gibi bataklıkları örten, gizleyen bir güz bulutu gibi dikilir...Bu perdenin arasında ne vardır. .Kuşlar bağımsız uçarken, kumru- şahinin yanından ...Şahin- kumrunun önünden geçer de birbirini görmezler. .Hızla uzaklaşırlar. ..Ömürleri uzun mudur, yoksa sonuna mı yaklaşıyor...her ikisi de bilmez.

Taras Bulba, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 58 - Halk kitabevi 1966 baskısı ...)Taras Bulba, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 58 - Halk kitabevi 1966 baskısı ...)
Ebru Hacıalioğlu 
16 Eki 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

"Doğanın acımasız, sert insanlar haline getirdiği bu savaşçılar toplumunda, kadın anlamsız bir şeydi."

Taras Bulba, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 17)Taras Bulba, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 17)
Ebru Hacıalioğlu 
16 Eki 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

"Avrupa'nın, dünyanın altını üstüne getirmeye kararlı bu acımasız Moğol saldırılarından, çetin bir yaşama alışmış Kazaklar tarafından kurtarıldığını tüm tarihçiler yazar."

Taras Bulba, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 13)Taras Bulba, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 13)
seher 
18 Eki 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir erkek gönlünü bir kıza kaptırdı mı, suya basılmış pabuç köselesine benzer. İstediğin gibi eğer, bükersin onu.

Taras Bulba, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 75)Taras Bulba, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 75)
Ebru Ince 
20 Nis 23:54 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Önsöz. ..
Gogol 19 Mart 1809 da Rusyanın Politava eyaletinin Mirgorot kasabasında Vasiliyevka malikanesinde dünyaya geldi....
21 Şubat 1852 de Moskova da hayata gözlerini yumdu...
Milliyetçiliği ve Rus idealizmini hiç bir zaman elden bırakmadı. ..
1852 de çok parasız kalmıştı. ..Kont Aleksi Tolstoy un evinde oturuyordu...
Durumundan muteesir olarak devamlı oruç tutmaya başladı, bütün uğraşlara rağmen ağzından bir lokma yemek sokamadılar..
Bir 21 Şubat sabahı öldü. ..
Son sözleri şunlar oldu. ..
"_Bir merdiven ,çabuk bana bir merdiven getirin ... "

Taras Bulba, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 1 - Halk kitabevi 1966 baskısı ...)Taras Bulba, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 1 - Halk kitabevi 1966 baskısı ...)
seher 
18 Eki 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bataklıklardan kalkan bir güz sisine benzer gelecek denen bilinmezlik. O sisin içinde güvercin atmacayı, atmaca güvercini tanımaksızın boşlukta döner dururlar... Ölüme kıl payı yaklaşmışken bile tehlikeyi göremezler...

Taras Bulba, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 50)Taras Bulba, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 50)
Sevgi Tayhan 
01 Tem 13:26 · İnceledi · 8/10 puan

Gelecek #bilinmezlik
"... Ama #ileride neler olacağını kimse kestirecek, bataklıklardan kalkan bir güz sisine benzer #gelecek denen bilinmezlik..."

Taras Bulba, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 71 - Can Yayınları (gençlik dizisi) Türkçesi: Mehmet Özgül)Taras Bulba, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 71 - Can Yayınları (gençlik dizisi) Türkçesi: Mehmet Özgül)
seher 
18 Eki 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir gün gelir, aksakalı göğsüne inen yaşlı bir ozan eline bandurasını alır; sözlerinden de, ezgisinden de mertlik taşan bir destanla o savaşı anlatır. O zaman Kazakların ünü yeryüzünü kaplar, gelecek kuşaklarda dilden dile dolaşır. Çünkü bakıra saf gümüş katılarak yapılan, usta işi kilise çanı insanları nasıl kutsal yakarıya çağırırsa; ozanın güçlü sesi de kentlere, köylere, evlere yayılarak güzel sözlerini onlara duyurur.

Taras Bulba, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 94)Taras Bulba, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 94)