Üzerimde anlamlandıramadığım hisler bıraktı. Keder, hayal kırıklığı, huzur, dinginlik..tam karşılığı değil ama bu kelimelerle açıklayabilirim ancak. Kana kana okudum Bulantı'yı. Ağır bir kitap fakat okurken hiç takılmadım, nasıl bittiğini anlayamadım. Sartre resmen edebi bir şölen sunmuş bize.
Of nasıl övebilirim bu kitabı bilmiyorum.
Uzun bir süre etkisinden çıkamayacağım.
Zweig'ın dilinden Dostoyevski'yi okumak harikaydı. Balzac ve Dinckens'ın üzerinde daha az durmuş neredeyse kitabın yarısı Dostoyevski üzerineydi. Dostoyevski'den bahsedişi, onu büyük bir insan görüp yüceltmesi arada Tolstoy'la Balzac'la ve başka büyük yazarlarla karşılaştırması, analiz etmesi çok hoşuma gitti. Zweig'ın biyografilerine BA YI LI YO RUMM
Üç Büyük UstaStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20256,3bin okunma
Tatlı bir hikayeydi. Hayata bir çocuğun gözünden bakmak insanın ufkunu açıyor bence çünkü kafamızda büyüttüğümüz karmaşık şeyler aslında çok basit olabiliyor ve biz baktığımızda detaylara takılırken çocuklar asıl olanı görüyorlar. Bu yüzden hayatı ve olayları çocuk karakterlerden okumak beni iyi hissettiriyor. Kitap içimi ısıttı. Gördüğüm kadarıyla devam kitabı da varmış. Bir gün yolum ona da düşer umarım
Unutulan ve Babama Mektup bölümleri en sevdiğim bölümler oldu. Korkuyu Beklerken de içimde güzel duygular oluşturdu. Ve Oğuz Atay'ın okuduğum ilk kitabı, evet..