Gizem

Yalnızlık işte, dedim. Yok, dedi, sevmek arzusu. Bir tek ölüler yalnızdır.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Bütün bir toplum, aptal bir uyuşukluk içinde kötülüğün kendi kendini yok etmesini bekliyoruz.
Birdenbire değil elbette ama sanki birdenbire yapayalnız kaldık. Kendi yaramızın başkasında kanadığını göre göre sadece kendi yaramıza inandık. Başkası, adı üstünde başkasıydı işte. Oysa bizim ilk hayat bilgimiz merhamet duygusuydu. İnsanın acılarıyla insan olduğuydu, insanın haysiyetiyle insan olduğuydu ve insanları birbirine bağlayacak olan en güçlü, en soylu duyguydu acı.
Yara aynı yara Dil aynı dil. Biz neden bu kadar yalnızız
İnsanları yaraları da birleştiremezse daha ne birleştirir, değil mi? Öyle bir uzaklaşma ki kendimizden, öyle bir yabancılaşma, uykularımız bile bizi iyileştirmiyor artık.