10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2025 325. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 01 Eylül 2025 16:05
Tom İskilet titredi, herkes bu rüzgârın, bu geceye özel bir rüzgâr olduğunu anlayabilirdi ve karanlık da özel bir anlam kazanıyordu zira bu gece Cadılar Bayramıydı. Her şey yumu- şak siyah kadifeden veya altın sarısı ya da turuncu kadifeden kesilmiş gibi görünüyordu. Binlerce bacadan, bir cenaze resmî geçidinin sorguçlarını andıran dumanlar püskürüyordu. Mutfak pencerelerinde iki farklı balkabağı kokusu dolanıyordu: kesilen kabakların ve pişirilen pastaların. Kapalı kapıların arkasından duyulan çığlıklar, çocukların gölgeleri pencerelerde uçuştukça daha da şiddetlendi. Yanakları yağla boyanmış yarı giyinik çocuklar; orada bir kambur, şurada orta büyüklükte bir dev. Tavan araları hâlâ yağmalanıyor, eski kilitler kırılıyor, eski mutfak eşyası sandıkları elbiseler için alt üst ediliyordu. Tom İskilet kemiklerini taktı. Siyah pamuklu kumaşın üstüne tutturulmuş olan beyaz omurgaya, göğüs kafesine ve diz kemiklerine bakarak sırıttı. Ne şans! diye düşündü. Nasıl bir ismin var amal Tom İskilet. Cadılar Bayramı için müthiş bir isim. Herkes sana İskelet diyor! Başka ne giyecektin yani? Kemikler. Gümmm. Sekiz evin ön kapısı gümbürtüyle kapandı. Sekiz çocuk, çiçek saksılarının, parmaklıkların, kuru bitki- lerin, çalıların üzerinden nefis atlayışlar yaparak, kurumaya başlamış olan kendi ön bahçelerine indiler. Aceleyle dörtnala koştururken, son kâğıdı yakalayıp son maskeyi düzeltip tuhaf mantar şapkaları veya perukları çekiştirerek, rüzgârın onları yol boyu sürüklemesinden, koşmalarına yardımcı olmasından memnuniyet duyarak bağırıyorlardı ya da küfürbaz çocuklar maskeleri düştükçe, yana eğildikçe veya burunlarını bir köpeğin sıcak kokusunu andıran müslin kumaş kokusuyla doldurdukça küfrediyorlardı. Yahut böyle bir gecede sağ ve dışarıda olmanın muazzam coşkusuyla ciğerlerini
Hayata Dair
Cadılar Bayramı AğacıRay Bradbury · İthaki Yayınları · 2019793 okunma