aşkın kendisin bir eksiklik duygusu olduğunu düşünüyordu öte yandan, aşk bir yarım olma haliydi, tamamlandığı anda yok oluyor, şanslıysan daha değerli bir şeye dönüşüyordu.
Bunların geçmişi unutmakla ilgisi yok. Geçmiş hatırlanmıyor. Her defasında yeniden kurgulanıyor. Zihin boşluğa tahammül edemiyor, bütün boşlukları kendi dolduruyor, mutlaka iyi şeylerle ya da elden geçirilmiş ve acılığı giderilmiş şeylerle dolduruyor. Ama yırtılmaya başlayınca dolduramayacak.
Gülmek varlığı ele geçirebilir diye düşündüm. Kısacık bir an için bile olsa gülmek pusuda bekleyen ölümü yenebilir. Bu yaşamaktır. Yaşamak zaten anlık bir şeydir.
Ne kadar mutsuz olurlarsa olsunlar, aileler için sofraya konulan ekmek hayatın iplerinin hala elde tutulduğunun kanıtıdır. Dağılmadık, bitmedik, bu soframız, bu ekmeğimiz, biz aileyiz, beraberiz demektir.