Yazarların özel hayatını unutmak lazım. Yazarların söylediklerini fazla ciddiye almamak lazım. Edebiyat tarihi şahane şeyler yazmış berbat adamlarla dolu.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
çok şükür yaşıyoruz, çok şükür yazıyoruz diyorum; ama biye anlatıyorum bunları? belleğin unutuşa karşı mücadelesi mi sadece. ne münasebet, bu benim senkronize yalnızlığım.
Genellemeleri seviyorum ve noktayı koyduktan sonra ardımda iyi kötü bir anlam bırakmak istiyorum. Artık bunun bir anlamı kalmadığını düşünsem bile böyle yapıyorum. Lanet olsun, öyle alıştım çünkü, nasıl başlarsan öyle gider.
İnceleme yazmam gerek dediğim kitaplardan birisi daha. Asılacak Kadın, on beş yıllık bir emeğin ürünü. Üç bölümden oluşan roman ilk iki bölümü, ‘bilinç akımı’ tekniğiyle yazılmıştır. Bu tekniğin çok zor ve zahmetli olduğunu vurguluyor yazar.
Kitabın en dikkat çeken yanı ise gerçeklikten esinlenmiş olması. Asılacak Kadın romanı, üç bölümden oluşan bir kitaptır. Kurumasız ve zavallı bir kadının, yaşlı bir sapığın eline düşüp, cinsel obje olarak kullanılmasını anlatıyor. Üç bölümden oluşan roman, Yargıç Faik, Melek ve Yalçın’a ait. Yargıç Faik, Melek’e karşı son derece ön yargılı ve acımasız yaklaşmasını okurken kimilerini rahatsız edebilir. Sinir olmanız da mümkün.
Böyle çarpıcı, sert her şeyi olduğu gibi ifade eden romanları, yalın bir şekilde aktarılması daha bir anlam taşıyor. Bazen farklı bir gözden bakmadan, empati yapmadan anlayamayabiliriz. Sessiz çığlıkları duyamayabiliriz. Asılacak Kadın gibi kitaplar bizi sarsmalı, her şeyin göründüğü gibi olmadığını anlatmalı. Çok başarılı bir kitap. Herkes okumalı.
Asılacak KadınPınar Kür · Can Yayınları · 202611,7bin okunma