Seni bulduğum zaman ilk defa yalnızlığımın beni terk ettiğini gördüm. Önceleri yadırgadım varlığını. Beni her yanımla anlayacak, sevecek bir insanın yanında, yakınında oluvermek şaşırttı beni. İçimi tarifsiz bir korku kapladı. Bir zaman beni apansız bırakıp gideceğini düşündüm. Gün oldu duyduğum yakınlık hissinin seni usandıracağından korkmaya başladım. Yorgundum, uzun yollardan, nice ezik yıllardan gelmiştim sana. Umutsuzdum, arayışlarım hep aynı yerde birleşiyordu: Aldanmak... Sende de aldanıp aldanmayacağımı bilemiyordum önceleri. İçimden bir ses, "O," diyordu, "işte o!" Bir gün geldi ki bütün korkularım, endişelerim de dağılıp gittiler. Artık yalnız değildim. Her şeyin üzerinde bir sen vardın şimdi. Sana gelinceye kadar tattığım bütün acıları, yoklukları, ikiyüzlülükleri, bütün aldanışları unutuverdim. İnsanoğlu mutluluğa ne kadar çabuk alışıveriyor? Yalnızlık dahil, bütün kötülükler uzak bir anı şimdi. Senden ayrı olduğum anlarda bile var olduğunu düşünmek, seni özlemek, seni beklemek yetiyor bana. Artık yalnız değilim. Çevremdeki insanların türlü davranışlarını daha hoş görüyle karşılayabiliyorum. Karanlıklar korkutmuyor beni, kötülükler umutsuzluğa düşürmüyor. Bir günün sonunda kendi içime eğildiğim zaman senin anlayışlı, sevgi dolu yüzünü görüyorum. Ellerin bütün dostlukların üzerinde beni yaşamaya çağırıyor.