Nükleer bir tehlikeden korunması istenen bir grup İngiliz çocuğumbindirildikleri bir uçağın, kimsesiz bir adaya kaza sonucu düşmesiyle başlıyor her şey. Başlangıçta yetişkinlerin olmadığı, kendilerine ait olan bu dünyanın keyfini süren çocuklardan bazıları, çok geçmeden kurtulmanın yollarını düşünmeye başlıyorlar. İçlerinde yetişkinliğe en yakın olan Jack ve Ralph, liderliği üstleniyorlar. Ralph'in kendini şef ilan etmesini içten içe kabullenemese de Jack, buna itiraz etmeyerek avcılık görevini üstleniyor. Kurtulabilmenin tek yolunun, yakınlardan geçebilecek bir gemi tarafından fark edilmek olduğu inancıyla bol dumanlı bir ateş yakıyorlar. Liderliğin iki ucundan bedensel gücü temsil eden Jack, başarısızlıkla sonuçlanan bir avın ardından, yeni bir denemede küçüklerden ikisini de yanına almaya karar veriyor. Gururlu ve heyecanlo şekilde, yakaladıklaryaban domuzuyla geri dönmüşken; ateşten sorumlu çocukların yokluğunda, yakınlardan geçen ilk gemiyi kaçırdıkları için deliye dönmüş Ralph'in öfkesiyle karşılaşıyor. Birbirlerinden tamamen farklı bu iki çocuğun arasında, daha önceden dile getirilmemiş rekabetin, ileride kan dökmeye kadar varacak bir nefrete dönüşmesi de bu şekilde başlıyor. Kurtuluş vaat eden Ralph'in şeflik etmesini koşulsuz kabul eden çocuklae birer birer, onlara domuz eti, dans ve şenlikler sunan Jack'in tarafına geçerek kendilerine daha yüksek bir kampta yer ediniyorlar. Domuzcuk ve ikizler dışında kimsesi kalmayan Ralph, kendi ateşlerinin sürekliliğini sağlamaya çalışırken; minikleri kabilesinin lideri olmasından ileri gelen güç sarhoşluğuyla Jack, türlü saldırılarla intikam almaya çalışıyor. Sineklerin Tanrısı olarak tanıdığı domuz başı ve onun ağzından duyduğu sanrısal seslerle bilincini neredeyse kaybetmiş olan Simon'un, vahşi kabile tarafından