Önceleri odama tıkılmış bir mahpustum, havam daralıyordu. Her gün biraz daha bunalıyordum. Pencerelere koşuyor, dışarıdaki aydınlığı görüyor, bol havayı özlüyordum. Bir gün geldiler, kapının kilidini açtılar, çıktım. Fakat bu sefer gittikçe daha takatsizleştim. Meğer kapımı açanlar, dışarıdaki havayı zehirlemişler.