Yusuf Çalı

Yusuf Çalı
@yusufcal
Şu anda sana güzel bir söz söyleyebilmek için on bin kitap okumuş olmayı isterdim.
Tüm sanatlar mimariye boyun eğiyor
Onun disiplini altına giriyorlardı. Hepsi de büyük eserin işçileriydi. Mimar, santçı, usta cepheleri süsleyen işlemeleri hazırlıyor, ressam vitraylarını boyuyor, müzikçanlarını harekete geçirip , organlarına soluğu üflüyordu... Zavallı şiir bile kendini ispat etmek için yapıda ilahi ya da nedir şeklinde yer almak zorunda kalıyordu.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Toplumun tüm maddi ve entelektüel güçleri aynı noktada, mimaride birleşiyordu. Böylece sanat, Tanrı adına kiliseler inşa etme bahanesiyle olağanüstü boyutlarda gelişiyordu. Bu yüzden şair doğan mimar oluyordu.
Sayfa 192·Kitabı okudu
1000k
Mimari ve Yazı Üzerine
Mimarinin tarihi de yazınınkiyle aynıydı. Önce alfabesini oluşturdu. Dikilen bir taş bir harfi, her harf bir hiyeroglifi yansıtıyor ve her hiyaroglifin üzerinde sütunun üzerindeki başlık gibi bir düşünce topluluğu yer alıyordu.
Sayfa 188·Kitabı okudu
1000k
Başka bir bilgine iltifat eden bir bilginin ağzı, içine zehir katılmış bir bal kavanozudur.
Bu bomboş, devasa kütle bir iskeletten ibarettir, ruhu onu terk etmiştir, sadece olduğu yerde durduğu görülür, hepsi bu. Göz boşlukları hala duran ama görme yeteneğinden yoksun kalmış bir kafatası gibidir.
1000k