Yusuf Sağır

Yusuf Sağır
@yusufsagir100
Okur-yazar. Şiir, öykü yazar. Tam zamanlı seyyah olmayı diler. Saz çalar. İnsana, canlıya yapılacak her türlü zulme karşıdır. Vicdan. İmkan. Zaman. Bu üçünün aynı anda kendisini bulmasını diler.
Biraz amele, biraz siyaset mezunu, biraz okur, biraz yazar-çizer, biraz gezgin. Herseyden biraz, en nihayetinde hiç bir şey.
İstanbul Üniversitesi - Siyasal Bilgiler Fakültesi
Paris
Halfeti
29 okur puanı
Eylül 2018 tarihinde katıldı

Yusuf Sağır

, bir kitap okudu
Puan vermedi·200 syf.·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2026 21:02
·
2026 19. kitabı
Ali Şeriati
8.8/10 · 168 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bu insanların kardeşçe yaşayabileceği bir sistemin yerleşmesi için sınıfsal sömürüyle savaşmaktır. Bir toplumda kardeşçe yaşayabilmek ise, "eşit hayat" esası dışında mümkün değildir. Çünkü, çoğunluğun çektiği eziyet, azınlığı zengin yapan, temeli rekabete, çıkarcılığa, daha çok istemeye ve hırsa dayalı, insanları zengin ve yoksul olarak iki düşman bölüme ayıran, bir sınıfı diğeri tarafından sömürülen ve kullanılan, insanoğlunun akbabalar gibi leşlerin üzerine üşüştüğü bir hayat ortamı yaratan bir ekonomide, öğütle, ayetle, rivayetle ahlak oluşturulamaz. Sınıf düzeninde, sömürü ekonomisinde, bireysel mül-kiyetçilikte, din kardeşliği, milli birlik, insani eşitlik gibi sözler yalnızca şiir yazmaya veya nesir yazıp konuşmaya yarar edebi mazmunlardır. Sınıfsal şirke dayalı bir toplumda "tevhid-i ilâhi" yalnızca "nifak" için kullanılabilir bir kelimedir.
“Uyanık olalım, bilimsel doyumla kendimizi düşünsel bakımdan doymuş sanmayalım. Bu çok yalancı bir doyma türü, çok büyük bir aldanış türüdür. Bu durum özellikle okumuşlarımıza, zamanımızın aydınlarına özgüdür. Bunlar bilimsel yönden doygunluğa ulaşınca, “yüksek öğrenim görünce, bilimsel bakımdan geniş bilgiler ve seçkin dereceler eldeedince, büyük üstadlar ve kitaplar görünce, tamamen estetik bilimsel görüşlere ulaşınca, kendilerinde bir gurur hisseder, kendilerini yeterli görme duygusuna kapılırlar. Düşünsel bakımdan bilgili bir insan olmanın son derecesine yardıklarını sanırlar. Bu yalancı biat aldanıştır. Bu aldınışa kapılan bir bilgin, bir üstad, bir çevirmen, bir filozof, bir büyük mutasavvıf, bir edip, bir tarihçi, hatta halktan biri bile çoğunlukla düşünsel bakımdan tamamıyla bir sıfırdan ibaret olmasının mümkün “olduğunu düşünmez. Böylece bilinç bakımından halkın en basit kimselerinden biri olarak kalmış olur. Bilgi, özbilinç, toplum bilgisi ve zaman bilgisi bakımından, gözü yazıyı bile tanımayan basit birinden daha da aşağılarda kalır. Bu çok acıklı bir durumdur. Cahil bir bilgin olmak, okumuş birisi olarak bilinçsiz kalmak, çok kabarık diplomalar ve hayli ciddi unvanlarla doktor, mühendis, yüksek lisans, doçent, profesör ve benzeri bir insan olmak; ama bilinç, anlama, bilgi yönünden, toplumu ve kendisini birbirine bağlayan zamana karşı sorumluluk “duygusu ve tarihin hareketinin belirlenmesi bakımından sıfır olmak, kör ve sağır olmak büyük bir tehlikedir, acıklı bir durumdur. Bu, bilgin olduğu halde cahil olma tehlikesidir.”
Tevhidi Dünya Görüşü
“Tevhidi dünya görüşü, toplumda ve insanlık soyunda zıtlığı reddeder. Varlık aleminde, tabiat, tabiatötesinde ve insanlar arasındaki şirk dininin tanrılarını reddeder. Tabiata ve insana anlam, bilgi ve yön kazandırır. Alemin saçmalığı ve boş oluşunu, insanın alçalmasını, tabiata körükörüne kulluğunu reddeder. Tanrısızlık gibi, maddeciliği de reddeder. Kur'an diliyle söylemek istersek Tevhid, insana "hikmet" ve "ölçü" kazandırır vesselam.”

Yusuf Sağır

, bir kitap okudu
Puan vermedi·110 syf.·
2026 18. kitabı
Muhyiddin İbn Arabi
8.9/10 · 807 okunma