Yusuf Salih Kahyaoğlu

Yusuf Salih Kahyaoğlu
@yusufsalih
Biz bu çağın fiyakalı kaybedenleriyiz. anonimsin.com/yusufsalih
Muhabir, Metin yazarı
İletişim Fakültesi Radyo Sinema ve Televizyon
Ankara, İstanbul
137 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
Rastlarsa birine biri, çavdarlar arasında
7/10
·198 syf.··
Beğendi
·
2018 19. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2018 10:13
Çavdar Tarlasında Çocuklar, J. D. Salinger'ın ilk ve tek romanı olma özelliğini taşıyor. Ergenlik çağında olan Holden Caulfield'ın, varlık sorunsalını ve dış dünyadan kopuşuna anlatan bu eser, insanın ruhuna işleyecek derin tespitler içeriyor. Farklı bir üslubuyla daha ilk cümleden okuyucunun ilgisini çekiyor Salinger. 17 yaşında okuldan atılan Holden Caulfield'ın Noel öncesi başına gelenleri anlatan romanda, masumiyet dolu cümlelerle sorgulamaya başlayacaksınız. Sahte olan her şeyden nefret eden kahramanımız, yapmacıklığa asla tahammül edemiyor. Holden Caulfield'in bu masumiyet arayışını okumanızı tavsiye ediyorum.
Edebiyat
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,3bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yerli yersiz cümleler biriktirdim
8/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2018 13. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2018 18:10
Yerli Yersiz Cümleler'den nasıl bahsedebilirim derken yine imdadıma yazarımız Nazan Bekiroğlu yetişiyor: "Elimde hiçbir kapıya uymaz anahtarlar, şimdi size aşka, hayata ve ölüme dair yerli yersiz cümleler söyleyeceğim." Ötelere buyuran lirik bir dili var Nazan Bekiroğlu'nun. 20 yılı aşkın yazarlık serüveninde kenara not ettiği cümleleri bizimle paylaşıyor ve okuyucularını gizemli bir yolculuğa çıkarıyor. Neden mi yazı sorusuna şu muazzam yanıtı alıyoruz: "Kan damara, nabız bileğe, ruh bedene, fikir zihne, his kalbe, ben geceye; demek istediğim şu ki içim içime sığmadığında. Yazı. Kalbin infilâkı var. Çıldırmamak için tahliye!" Yaralarımızdan tanınıyoruz biz. Nazan hoca tekrar hatırlatıyor bunu bizlere. "Şeyhimiz Galip bizden şanslıydı." diyor hoca. "Ateş denizinde mumdan gemiler yüzdürürken hangi tarafın zararlı çıkacağını baştan biliyordu. Oysa biz, cam ırmağında taş gemi yüzdürürken sadece ırmağın değil geminin de incindiğiyle şaşkın kaldık." Kitap bir kurgu, hikaye ve olay üzerine oturtulmadığı için ağır ilerliyor. Tadına vara vara okuyorsunuz. Aşkın hallerini bize derin bir biçimde aktaran Nakkaş, Adem ile Havva'dan, Yusuf ile Züleyha'dan, Leyla ile Mecnun'dan çok güzel örnekler sunuyor. "Zannımca aşklar eğer gerçekten başlayacaksa bir ismin bilgisiyle başlar." diyor hoca. İsimle adı konulan aşk, ismi unutma çabasıyla yok oluyor ne yazık ki. Sevgi hiç biter mi? Suya bir kez kanmış olmak, bir kez daha susamamak anlamına gelmiyor ki zaten "Kalbin mucizesi, tekrarlanmaz zannedileni bir kez daha tecrübe edebilmesi." Haksızlığa karşı sessiz kalmamak da aşk kadar önemli: "Göster bana zalimlerin de çöküp gittiğini. Çok mu zaman alacak? Bir mağarada 309 yıl uyuyup uyanmaya razıyım." Sabır zaten mücadelenin en güzel şekli değil miydi? Hayata ve ölüme dair yerli
Edebiyat
Yerli Yersiz CümlelerNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20171,650 okunma